Puan vermedi·533 syf.··
2024 28. kitabı
·
122 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2024 11:55
Yazarın okumayı planladığım ilk kitabıydı. Kimin ne okuduğuna müdahale etmek ya da tavsiyede bulunmak asla haddime değil. Fakat kitapta karşılaştığım "tecavüze" dair kısımlar öyle bir noktaya geldi ki artık daha fazla devam etmek anlamını yitirdi... Aşağıda buna dair insan vicdanını tahrip edecek düzeyde kısımları paylaşıyorum. Ama özellikle aşağıdaki ilk alıntıyı özellikle vurguluyorum. Kitap boyunca okura sürekli farklı bir bakış açısı verme, sıra dışı bir farkındalık kazandırma iddiasında olan ana karakterlerden biri, bir ülkede parasız kalınca bir zenginin kızını kaçırıp fidye alma planı yapar. Bu ilk alıntıda ana karakter bir çocuğa tecavüz ediyor. İzleyen kısımda ise fidye aldığı babasını ve kızını beynine bir silah sıkarak öldürüyor. Bu noktadan sonra tabi ki bir okur olarak artık devam etmek artın en azından benim için olanaksız hale geliyor...Kaldı ki bu çirkinliğin başına "Amerikalı" şeklinde bir ırkçı söylemin gelmesi benim açımdan durumda hiçbir değişiklik yapmıyor. Hangi milleti seversek sevelim, ya da hangi milletten nefret edersek edelim bu bir takım haksızlık ve çirkinliklerin o milletin insanlarına yapılmasına sessiz kalınacağı, mazur görülebileceği anlamına gelmez. Okur olarak her zaman bir hakikat, bir farkındalık peşindeyiz. Vurucu bir gerçeğe sarılarak içine daldığımız uykulardan uyanmaya çalışıyor, düşe kalka da olsa bu yolda bir kararlılık ortaya koymaya çalışıyoruz muhakkak. Ama bu son derece meşakkatli çalışmaları sap ile samanın bu kadar birbirine karıştığı bir ortamda yapmak zorunda olmadığımıza inanıyorum. Takdir tabi ki her zaman sevgili okurun olacaktır...Bunlar benim naçizane subjektif değerlendirmelerimdir nihayetinde.... "O an, yataktaki kıza bakarken içimden yükselen en ilkel çığlıklara yenik düşmeye başladım. Korkudan felç olmuş vücudunun karşısında ceketimi çıkarttım. Silahımı doğrultmuştum yüzüne. Tam olarak ne düşündüğümü hatırlamıyorum. Ama derinden haykırışların ve kontrolsüz kas reflekslerinin eşliğinde Amerikalının kızına tecavüz ettim. Sonra da kolundan tutup hıçkırıklarını duymazdan gelerek, evden dışarı çıkardım. Artık tek bir ses bile gelmiyordu kızın ağzından. Tamamen uzaktı her şeyden. Hiçbir şey düşünemiyordu. Aklından o kadar çok şey geçiyordu ki bir renk paletinin hızla döndürüldüğünde ortaya çıkan manzara gibi bembeyazdı bütün zihni..." "Kendimi defalarca buldum, defalarca kaybettim. Gerçek adımı hatırlamıyorum. Kimliğimi bir çocuğa sattım. Çirkinleşmek için çok uğraştım. İsteyene ruhumu kiraladım. Vücudumdaki dikiş sayısını artık bilmiyorum. Hayatımı diktiler. Oysa yırtmak için çok uğraşmıştım... Bir psikiyatra tecavüz ettim." "Servis atarken çıkarılan seslerden iğrendim. Çocuklara tecavüz edenler de böyle sesler çıkarıyorlardı." "Hatta Kinyas adama tecavüz etmek istemiş, ama sonra çok sarhoş olduğu için bunu yapamamıştı." "ben benzer yaklaşımları Pollyanna’ya rüyamda tecavüz ettikten sonra bıraktım..."
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
·
451 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kesinlikle katılıyorum. Yarım bıraktım! Tiksindim daha ötesi yok. Bir ÇOCUĞA karşı cinsel arzularını dile getiren kısımları okudukca kitabın bu kadar beğenilmesi şaşırttı açıkçası. "Kitap bu, olabilir" zihniyeti bana göre değil
Felix
Gönderi Sahibi
Ölçüsüz ve sınırsız bir yaşamın işaretlerinin verilmekte olduğunu sandım. Ama bir de baktım bir başka noktaya ilerliyoruz. Her şeyin mazur görülebileceği olsa da olmasa da olacağı bir nokta...Bir de bu karakter tecavüze uğrayan bu çocuktan daha fazla kendinden nefret ettiği iddiasını dile getiriyor.... Yok artık dedim ve finish...