·424 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Nisan 2022 00:00 Güzel bir dostluk hikayesinden konu alarak başlayan kitap sevgi, ihanet, pişmanlık, savaş, şiddet, korku gibi bir çok konuyu da bünyesinde barındırıyor. Ne yazık ki okurken insanın tüyleri ürperiyor. En çok etkilendiğim iki alıntıyı buraya bırakıyorum ve iyi okumalar diliyorum...
"Yıkıntılar ve dilenciler. Nereye baksam, bunları görüyordum. Dilenciler eskiden de vardı. Baba onlar için yanında hep fazladan bozuk para taşırdı; bir dilenciyi eli boş çevirdiğini hiç görmedim. Ama şimdi, lime lime olmuş, çuval bezinden giysileri, bir metelik için uzanmış, esmer, kirli elleriyle her köşe başında öbek öbektiler. Bir fark daha: Şimdi dilencilerin çoğunluğu çocuktu; zayıf, asık yüzlü, kimisi taş çatlasın dört-beş yaşında. İşlek yolların kaldırımlarında, burkalı annelerinin kucağında, inliyorlardı: 'Bahşiş, bahşiş!' Bir şey daha vardı: ilk anda fark edemediğim bir şey: Yanlarında yetişkin bir erkek görmek, neredeyse olanaksızdı. Savaşlar Afganistan'da babaları, çok az bulunan bir mala, değerli bir ayrıcalığa dönüştürmüştü." Sayfa 220
"Afganistan'da çocuk çok ama çocukluk yok." Sayfa 283