Puan vermedi·227 syf.····Okunma: 27 Mayıs 2022 13:54 Şimdi ben böyle incelemeler yapıyorum ya, birileri işte yüksek ihtimal din düşmanı falan diyecek.
Benim büyük dedem İstanbul Müftüsüydü, aynı zamanda Bağdat Gazisi'dir. Ben ve annem beş vakit namaz kılan insanlarız. Annem ilahi dinlerken şırıl şırıl ağlar. Yani benim büyüdüğüm yetiştirildiğim ortam da tıpkı sizler gibi. Küçükken mevlüte çok giderdim.
Hani şuna bak hiç ailesinden din terbiyesi görmemiş diyeceksinizdir. Olayın onunla alakası yok. Aksine inandığım dinin hakkını ilk emri olan 'OKU' ayet-i kerimesini yerine getirerek yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince.
Ve ayrıca ben de bir dindarım. 32 farzın 30'unu yerine getirdiğime yemin etsem de dincilere bunu ispatlayamam. Neyse ki ilk emir 'OKU' yu da yerine getiriyorum. Öteki tarafta Allah sorduğu zaman ne yaptın bu dünya ve ahiret için diye, karpuz gibi yata yata büyüdüm demeyeceğim en azından bazıları gibi.
Benim dinimizle bir sıkıntım yok dinin gerçeklerini yanlış anlatılmasıyla sıkıntım var. Bu Atatürk için de geçerli. Recep Tayyip Erdoğan için de geçerli. Ben 'Gerçek'ten yanayım. Bu gerçekleri, kendi ahlaki normlarınıza göre çarpıtamazsınız.
İnkılap dersinde anlatılanlarla gerçek uyuşmuyor diyen dinciler, siyer dersinde anlatılanlarla gerçekler de uyuşmuyor. Tabi sizin gerçeğiniz size,benim gerçeğim bana. Dinin gerçeklerini ortaya döktüğüm için neden ben din düşmanı ilan ediliyorum? Esas sorun da bu.
Neyse esas konu, peygamber ve sahabinin yaptığı evlilikler.
Evlatlığının eşini zorla alan ve bunun için kendine ayet yazdıran, savaşta ganimet diye ölen insanların eşlerini kendine cariye alan bir din siyasetçisine peygamber diyorlar. İlginç.
Hatice'yle birlikte siyasi kurtuluşunu yaşayıp sonrasında farklı evlilikler de yapıyor. Bunun kanıtlarını İslami kaynaklardan alıyor yazar,zaten mesleği imam. Dini sapıtacak bir durum yok ortada.
Ki asılsız iftira kim için atılırsa ben karşısındayım.
Ömer kendi kızı Hafsa'yı önce Osman'a sonra Ebubekir'e teklif ediyor ikisi de olumlu bakmayınca en sonunda peygambere veriyor.Yahu bu kızlar neden mal olarak kullanıldı? Neden siyasi malzeme haline getirdiniz kadın bedenini?
İlk elmayı çalan kadın, tarla olan kadın, bedeni cennette ödül olarak sunulan kadın, kan davasına giden kadın, mal gibi görülen kadın...
TANRI bu kadın bedenine ne kadar çok vasıf(!) sunmuş?! Kadın olmaktan gel de gurur duyma !
Peygamberler, Sigmund Freud mu? Neden bu kadar cinsellikle kafayı bozmuş. Tamam sevişmek de insani bir ihtiyaç, ki peygamberler de bir insan. Taraflı davranmaya gerek yok onlar da sevişmeli. Ama kardeşim, yahu sevişmenin bir sınırı olmaz mı?
Hani AIDS, HIV gibi hastalıklar da var ya hani?
Ayşe, Muhammed'le evlendiğinde 6 yaşındaymış tam 6 !
Kendi çıkarları için değiştirerek anlatan hiçbir din adamını ben kabul etmiyorum. Ben de Müslümanım ve dinimi bu şekilde yalan öğreneceksem hiç öğrenmeyim daha iyi.
Ayrıca sahabi ve esas islam kadına yönelik şiddete karşı da değil ,
bakınız
"... Bundan dolayı iyi kadınlar ita'atkar olup, Allah'ın kendilerini korumasına karşılık (Allah'ın verdiği başarı ile) gizliyi korurlar (kocalarına asla ihanet etmezler). Hırçınlık, etmelerinden korktuğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarda onlara sokulmayın, onları DÖVÜN. Eğer size ita'at ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın." (Nisa, 4/34)
Hz.Muhammed evlatlığı Zeyd'in hanımı aynı zamanda hala kızı Zeynep'i çıplak görmüş. Önce evlatlık eşi alınmaz diye ayet varken sonra bu kızı çıplak görüp kalpler sevebilir diye kendine göre yazmış, çizmiş, bozmuş.
Yani Muhammed, kendi arzularına göre o an işine ne gelirse Kur'an'a bunu yazmış. Kuran'ın tanrısal olan kısmı var bence de (genel konular) ama bu cinsellik ve özellikle Hz.Muhammed'e hususi indirilen ayetler (indirildiği düşünülen) Hz.Muhammed'in kendi eliyle yazılmış ya da birine söylettirilerek kılıç zoruyla falan yazılmış gibi daha çok.
Azad ettiği cariyenin birine keşke onun yerine dayıma hibe etseydim diye üzüldüğünü yazıyor. Yani yerdeki çöpü değerlendirmek derdinde. Safiye ve Maria hikayesini anlatmayacağım bile. Eminim ona da İslamcıların bir cevabı vardır.
Zaten bunları kendi kaynaklarında kendileri yazıyor. Hiçbir ateist deist bir iftira atmıyor. Bu gerçekleri kendileri bilmediğinden değil itiraf etmek zorlarına gittiği için söylemiyorlar. Yani onlar hepimizden çok daha iyi biliyor. Ne demişler,
Cahille etme muhabbet küstürürsün, camla silme g**'ünü kestirirsin.
Tekrar ediyorum KADIN BEDENİ, TANRI'NIN kurallarıyla değil erkek egemen sınıfın kurallarıyla şekillenir.
Yani Arap Milliyetçiliği (Kavim Milliyetçiliği) kadınlar ile ilgili bin düzen uydurup bin düzen bozmuş.
Tanrı neden kendi yarattığının bedeninden korksun, çıplaklık erkeğin gözü ve toplumun normu ile ilgilidir.
İslam bir inanış değil bir dindir. Putperestler de aynı Allah'a inanıyordu. Hırıstiyan da Yahudi de.Dinin kültürlerce sömürüldüğü bir gerçek. Din yasalarla ilgilenir. İnanış ile bireyin kendisini ilgilendirir yalnızca. Türkler de Gök Tanrı inanışına sahipti. Kendilerince adakları, ritüelleri vardı. Ama kimseye sen de buna inan diye savaş açmadılar. İnanış değil, dindir tehlikeli olan.
Tasavvuf, itikad, mezhep bunlar çok farklı kavramlar. Biraz iç içe geçmiş de olsalar hitap ettiği coğrafya ve topluluk bakımından farklılık gösteriyor.
Kitaplar sorgulanmalı. Sorgulanarak okunmalı. Arif Tekin, babamın oğlu değil. Her dediği doğrudur diye yeminler etmiyorum. Ama Kuran da sorgulanır bu da sorgulanır.
Ben yazar değilim, kitap ve yazarına olan kininizi bana yansıtmayın.
Keyifli okumalar.