·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Mayıs 2022 16:13 Ünlü tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım'ın, Türkiye'nin uyguladığı tarım ve hayvancılık politikasının dününü, bugününü ayrıntılı bir şekilde tahlil edip günümüzde yaşanan sıkıntılara ışık tuttuğu başarılı bir çalışması olan bu eser herkes tarafından okunmalıdır.
Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum nedeniyle dört mevsimin yaşanabildiği bir alandır. Bu sebepten biyoçeşitliliği oldukça fazla toprakları oldukça verimlidir. Bu potansiyeli gören Atatürk kurduğu bütün çiftliklerle tarımda ve hayvancılıkta modern üretimle Anadolu köylüsüne örnek olmaya çalışmıştır. Modern üretimin temelini ot bile bitmez denen topraklarda atmıştır. Atatürk öldükten sonra üretime dayalı tarım politikası zamanla zarar görmeye başlamıştır.
1980 yılına gelinceye değin Türkiye tarımda kendi kendine yetebilen bir ülkedir. Birçok ürününün ihracatçısı konumundadır. Ama bu süreçte dünyaya açılma politikası güden Türkiye tarımı ekonominin sırtında bir yük olarak görmüştür. Birçok kritik kurum bu süreçte özelleştirilmeye başlanmıştır. İthalata dayalı tarım politikasının önü bu süreçte açılmıştır.
Türk tarımı asıl darbeyi 1990'lı yıllarda yapılan özelleştirilmelerle almıştır. Et ve Balık Kurumu, Yem Sanayisi A.Ş, Süt Endüstrisi bu dönemde özelleştirilmiştir. Bu özelleştirilmeler Türk tarımının temeline dinamit koymuş ve Tarımda kendi kendine yeterliliğe büyük zarar vermiştir. Üretimi baltalayan bu özelleştirmeler ithalata kapı aralamıştır. 2000'li yılların başında İMF ve Dünya Bankasının baskısıyla kooperatifçiliğe devlet desteği yasaklanmıştır. Şeker üretimine kota konulmuştur. Tütün üremi baltalanmıştır. Bütün bu gelişmeler üreticinin direncinini iyice kırmıştır.
Dönemin hükumeti tarımda kendisinden önce uygulanan yanlış politikaları devam ettirmiştir. İç piyasada fiyatı yükselen bir ürünü hemen ithal ederek fiyatı düşürmeyi hedeflemiştir. İthalat ile birlikte piyasada kısa vadeli bir rahatlama olsada uzun ve orta vadede yerli üretici büyük zarar görmüştür. Üretici üretmekten vazgeçince daha fazla ithalata gerek duyulmuştur.
Tarım ve hayvancılık sektöründe girdi maliyetleri(tohum, gübre, mazot, ilaç, işçilik) çok fazla artarken üreticideki ürün fiyatları aynı düzeyde artmamaktadır. Enflasyon sebebiyle baskılanan bu fiyatlar üreticiyi iflasın eşiğine getirmiştir.
Günümüzde tarım ve hayvancılık sektöründe yaşadığımızı sıkıntıların kökenini anlayabilmek adına ithalat politikasının ülkeyi kıtlığa doğru nasıl hızla yaklastırdığını görebilmek adına okunması gereken bir çalışma olmuş.
Yazarın deyimiyle zengin toprakların fakir insanları olmayı hakketmiyoruz.
İyi okumalar dilerim ...