Kitap "psikolojik roman" diye geçiyor. Ana konu DKB (dissosiyatif kişilik bozukluğu). İçinde sevdiğim ve sevmeyip eleştirdiğim yanları olmasına rağmen, işin mutfağında bir araştırma ve emek var. Başlarda konuyu tahmin edilebilir buluyordum; zengin, şımarık, nazlı, hırçın zengin kız, ve yakışıklı, güçlü sert koruma. Ama sonra olaylar gitgide çetrefilleşiyor, işin içine geçmişin travmaları, günün korkuları ve tehditleri girdikçe çok gerilimli ve sürükleyici hâle geliyor kurgu. Son sayfalara kadar "öyle mi, değil mi?" tam çözemediğimiz gizem korunuyor; en azından ben anlayamadım, emin olamadım. Bu açıdan iyiydi. Ağır travmalar geçirmiş iki insanın, yeni, yineden, daha ağır travmalar geçire geçire nasıl bir sona ulaştıklarını okuyorsunuz.
Serkan Karaİsmailoğlu'nun nöroRoman serisini okumuştum. Bir okuyucu olarak, o seri üst düzey. Bu biraz daha "yerli". Bu kelimeyle kastım "türk filmi kıvamı"; acının, duygusallığın, entirikanın dibini bulmak, o yönden diyorum. Bitti dediğiniz yerde bitmiyor, bir sezon daha konuyu uzatacak şeyler buluyorlar ya. İşte öyle.
725 sayfa ve cüssesi itibariyle elinde tutması taşıması zor kitaplardan.
KimsesizMüjde Aklanoğlu