Puan vermedi·504 syf.····Okunma: 04 Haziran 2022 19:25 Yine her zamanki gibi başarılı bir Ahmet Ümit hikayesi.
Bu sefer olaylar Berlin'de geçiyor, başkahramanlarımız da Başkomiser Nevzat ve Komiser Ali değil. 1980'den sonra Berlin'e göçen bir ailenin kızı olan Yıldız.
Ailesinin karşı çıkmalarına rağmen bu şehirde başarılı bir başkomiser olan Yıldız, Cemal Ölmez adında bir Türk gencinin vahşice öldürülmesiyle kendini yeni bir soruşturmanın içinde bulur. Hem öldürülen kişinin Türk olması hem de katilin mitolojik göndermeler yapması olayı daha ilginç hale getirir. Kurbanın hem ailesi tarafindan dışlanmış olması hem de neo nazilerden tehditler alması, ayrıca aile içinde ciddi anlaşmazlıklar bulunması şüphelileri çoğaltır.
Katili aramaya yoğunlaşan Yıldız için kötü haberse cinayetlerin Cemal ile sınırlı kalmayacak olmasıdır. Hem işlenen yeni cinayetler hem de bu ailenin mitolojik geçmişiyle ilgili öğrendikleri Yıldız'ın kafasını karıştırır ve büyük resmi görmesini zorlaştırır. Ancak tüm parçaları birleştirdiğinde hikayenin bütünüyle karşılaşır.
Ahmet Ümit her zamanki gibi, bir solukta okunacak akıcılıktaki bir polisiye romanın yanında bize bambaşka bir dünyanın; Zeus- tanrılar -titanlar ve devler savaşlarının, Yunan mitolojisinin kapılarını açıyor. Bergama'nın Yunan mitolojisindeki ve Antik Yunan medeniyetindeki öneminin farkına varmamızı sağlıyor. Bununla birlikte, topraklarımızda yaşanan tarihle ilgili ortaya çıkan eserlerin yurt dışında sergileniyor oluşuna dikkat çekerek bu eserlerin gizli yolculuğuna bizi ortak ediyor.