Puan vermedi·88 syf.····Okunma: 09 Haziran 2022 00:29 Kısa bir kitap olsa da beklediğimden daha çok duyguyu yaşadım kitapta. İlk sayfalarda kıssadan hisse veren, iyiliği öğütleyen bir kitap çıkacak diye düşündüm. Sonra yazarın Hristiyan din adamlarınca kınandığı ve kilise (yanlış olmasın ama sanıyorum Katolik Kilisesi) tarafından kitaplarının yasaklandığı geldi aklıma. O zaman merak ettim ne çıkacağını. Ama Katolik ve Protestan mezhepleri arasındaki derin ayrıma bırakayım başkaları değinsin.
“Fark etmediğin her şey için seni uyarmak zorunda kalsaydım!” Amelie’nin bu sözleri üzerine onun ağzından farklı bir kitap daha çıkabilirdi. Karakterimiz ara ara Amelie’ye hak verse de, ne kadar hoşlanmadığı tavırlara sahip olsa da, ki aşkının etkisiyle bunlar gözünde çoğalıyordu, ona karşı hissetmesi gereken mahcubiyet ve özürü göstermedi. Ne yazık ki bu çok gerçekçiydi. En sonunda eşinin dizinde ağlaması ve Amelie’nin onun için dua etmesi de kayda değer şekilde ironik.
Ya zaten bencil olan ya da aşkının etkisiyle bencilleşen karakterimiz bu nedenle farklı duyguları yaşattı bana. Sinirlendim, üzüldüm, sevindim.
Son olarak “Aşkın içinde kötülük bulunmaz” diyor ancak insan aşkı da kötülüğü de aynı kalpte barındırabiliyor.
Aşkın etkilerine dair de pek çok şey söylenebilir, kitabın tetiklemesi ile. Ama bu güzellemeleri daha çok hak eden kitaplara haksızlık olur.
Edebi olarak okumaktan büyük bir tatmin yaşamadım. Ama tavsiye edebileceğim bir kitap. Yazarla tanışma kitabım olduğu için de çok fazla yorum yapamıyorum bu kısımda. Ama diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Keyifli okumalar