Gönderi

Otomatik Portakal'ın Alex'iyim
7/10
·176 syf.··
2022 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2022 20:51
Otomatik Portakal'ı ilk olarak bir arkadaşımda gördüğümde kitaptan çok yazarının enteresan öyküsü ilgimi çekmişti. Daha sonra bir şarkıda "Otomatik Portakal'ın Alex'iyim sözünü duyunca merak ettim ve kendi kendime "nasıl bir kitap acaba" sorusunu sorup biraz araştırma yaptım, fakat okumaya karar vermedim. Nihayet yine bir şarkıda ilgimi çeken "ludovico" kelimesinin de bu kitapla ilgisi olduğunu öğrenince merakım daha da arttı. İlk olarak filmini izlemeye karar verdim, ama hiç diyalog olmadığı için sıkılıp yarıda bıraktım. En sonunda da gittiğim bir kitap fuarında Otomatik Portakal'ı gördüm ve alıp okudum. "BURADAN SONRASI SPOİLER İÇERİR" Kitabın ana karakteri Alex ve onun üç arkadaşı, geceleri sokaklarda terör estirip aklınıza gelebilecek her kötülüğü yapan henüz ergin olmamış gençlerdir. Bir gün, bir evi soyarlarken Alex ev sahibi kadını öldürür. Arkadaşları da ona ihanet eder ve polise yakalanmasına sebep olurlar. Katil sıfatıyla hapse atılan karakter. iki yıl sonra orada da birini öldürür. Bu sırada "ludovico" adında yeni geliştirilen, suçluların topluma kazandırılmasını sağlayan bir yöntemden haberdar olur. Bu yönteme razı olan hemen salınacak ve özgürlüğüne kavuşacaktır. Alex ilk kobay olur. Bilim insanları 15 gün boyunca günlük belirli saatlerde onu bir sandalyeye sıkıca bağlarlar, sağa, sola, arkaya dönmesini, gözlerini kapatmasını engellerler ve ona bazı filmler izletirler. Bu filmlerin konusu vahşettir. Her türlü kötülük, ahlaksızlık, canilik konu alınır. Hatta, Alex'in serbest iken yaptıklarından daha korkunçtur bu filmler. Alex, bağırarak, çağırarak, ağlayarak izler filmleri. İzlerken de hasta olduğunu, her yerinin ağrıdığını hisseder. Amaç, o kötülük yapmadan önce ona bir frenleme mekanizması sağlamaktır. Ancak bu mekanizma kişinin kendi iradesinin ürünü değil, bir nevi zorlamadır. Nihayet serbest kalır. İktidar onun artık iyi bir birey olduğunun söyler ve geliştirdiği yöntemle guru duyar. Alex evine gittiğinde ailesinin onun yerine eve kiracı aldığını ve ona evlatları gibi yaklaştığını görür. Tam bu yeni adama saldıracakken her yerine ağrılar girer, yerlere yuvarlanır. Ardından evi terk eder. Bir müzik dükkanına gidip çok sevdiği Mozart, Beethoven dinlemek ister. Ancak ona filmleri izlerken aynı zamanda sevdiği müzikleri de dinletmişlerdir. Bu nedenle şarkı başlar başlamaz ağrılar girer vücuduna. Ağlayarak, sızlayarak oradan ayrılıp kitap okumak için kütüphaneye gider. Orada geçmişte dövdüğü bir adam ve arkadaşlarından dayak yer. Onu kurtarmaya gelen polis de eskiden beraber her türlü vahşiliği yaptığı, en sonunda da ona ihanet eden arkadaşı Aptalof'tur. Polisler Alex'i şehir dışına götürüp bir güzel döverler. Ardından yardım için bir evin kapısını çalar. Kapıyı açan daha önce dövüp karısına tecavüz edip öldürdükleri "Otomatik Portakal" isimli kitabın yazarıdır. Neyseki o Alex'i tanımaz. Evine alıp yedirir, içirir. Yazar aynı zamanda iktidara muhalefet bir isimdir ve "ludovico" yöntemine karşıdır. Bu yöntemin insanların elinden seçebilme kabiliyetini aldığını düşünür, onları birer otomatik portakala dönüştürdüğünü ifade eder. Hemen muhalif arkadaşlarına haber verip Alex'i seçimlerde iktidar aleyhine kullanabileceklerini söyler. Onlar Alex'i alıp bir eve götürürler. Orada biraz düşünen Alex, artık özgür olmadığının farkına varır ve intihar eder. Ancak ölmez, bu süreçte muhalefet Alex'i kullanarak seçimi kazanmış, Alex de hastalığından kurtulmuş, kendine yeni bir ekip kurup kötülük yapmaya başlamıştır. Bir akşam gece başlamadan önce düşüncelere dalıp yeni ekibini o akşam yalnız bırakıp bir kafeye gider Alex. Orada ona ihanet eden arkadaşlarından Pete'i görür. Pete evlenmiş ve düzenli bir hayata sahip olmuştur. Alex de böyle olmaya karar verir ve "sıradan" bir hayata adım atar.
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024113bin okunma
·
527 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.