·104 syf.····Okunma: 20 Nisan 2022 15:35 “Cehenneme girmek kolaydır ama cennete girmek pahalıdır.”
1518 yılında Strasbourg’da görülen “dans vebası”nı anlatan bir kitapla olan Dansa Davet'te Ciddi bir açlık ve sefalet içinde yaşayan halk toplumsal bir histerinin de kahramanı oluyor.
Kitap çarpıcı bir bölümle başlıyor. Frau Troffea bebeğiyle yürürken birden onu nehre atar ve kocasının
yanına döner. Dehşete düşmüşken kocasının “onu yemek zorunda kalmamızdan iyidir.” Sözüyle daha
da dehşete düşüyorsunuz. Okudukça da tam bir Orta Çağ manzarasının içine giriyorsunuz. Enneline
Troffea kocasının yanına döndükten sonra çocuğunu öldürmenin de acısıyla meydanda dans etmeye
başlıyor. Etrafındakiler de birden ona uymaya başlıyor ve kitabın ilerleyen bölümlerinde yüzlerce
kişinin bu dansa katıldığını görüyoruz. Enneline ile dans edenler de onun gibi açlık çekenler. Özellikle
çocuklarını yemek zorunda kalan fıçıcı aileyi sanırım hiç unutamayacağım.
Halkın bir kısmı böyleyken din adamları – papazlar, psikopos – gayet zengin, kilerleri dolu ama hala fakir halka cennetin tapusunu satmaya çalışıyor. Kendilerinden yardım isteyenleri geri çevirip, kapılarından
kovuyorlar. Artık dayanamayacak hale gelen Strasbourg halkı da toplu şekilde dans etmeye başlıyor
ama ne dans! Kimisi dans ederken yaralanıyor ama durmuyor, ölenler bile var!
Salgın ile baş edemeyen şehrin valisi doktorların yapacak bir şeyleri olmaması üzerine din
adamlarından yardım ister. Peki sizce nasıl bir çözüm bulurlar dersiniz? Onu da söyleyip daha dehşete
düşürmeyeyim.
Dans etmek aklımızda hep neşeli, eğlenceli zamanları çağrıştırıyor sanki ama bu kitapta umudunu
kaybeden insanların çığlığı olarak çıkması çok acı. Üstelik bunun gerçek bir olay olması daha da acı.
Bir başka toplu histeriyi anlatan “Güneşin Öldüğü Gün” ü de bu kitaptan sonra okumam da nahoş bir
tesadüf oldu. Sürekli karamsar okumalar yapmak iyi gelmiyor bana.
Kitabın yazarı Jean Teule’nin diğer kitabını da aldım. O da farklı bir kitaba benziyor. @selyayincilik
kitapları şimdiye kadar beni pişman etmedi okuduğuma.
Hep mutlulukla ve neşeyle dans ettiğimiz günlere !