·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Haziran 2022 13:59 Bildiğiniz üzere serinin ilk kitabı olan "Şeker Portakalının" devamı olan "Güneşi Uyandıralım" bana göre bir tık daha geri planda kaldı. Şeker portakalını okurken daha çok keyif almıştım. Ancak serinin ilk kitabında hissettiğiniz o duygu yoğunluğunu bunda da hissedeceksiniz. İlk kitabı okuyanlar bilirler, kitabın başkahramanı olan Zezé ve onun hayatı üzerinden devam ediyordu. Zezé çok yaramaz olduğu için ailesi tarafından hep dışlanıyor hatta ona "şeytanın çocuğu" bile diyorlar, Zezé bir nevi sahipsizlik, dışlanmışlık hissi ile yaşıyordu. Bu kitapta Zezé'nin başına gelen üzücü bir olay sonrası sürecini anlatıyor. Zezé artık 11 yaşında bir çocuk olmuş ve zengin bir aileye evlatlık veriliyor ancak ergenliğin getirdiği huysuzluk, öfke kaçınılmaz oluyor. Zezé bir gün evinde bir kurbağa ile tanışıyor ve kurbağa onun kalbine yerleşiyor, ona destek oluyor zor zamanlarda ona moral veriyor yanında oluyor ve olaylar bu şekilde devam ediyor. Kısaca kitabın kurgusu bu şekilde. Empati yapıldığında hüzünleneceğiniz, bu da olamaz artık diyerek okuyacağınız bir kitap olmuş "Şeker Portakalı" kadar olmasa da okuduktan sonra iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu.