#okuduklarımdan
Dosttoyevski'nin "Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık" sözü sanırım ki Portre için de geçerlidir. Gogol'un okumaya doyulmayan betimlemeleri, olayın örgüsünün sürükleyiciliği, merak ettiriciliği ve çevirmenin döneme ait dipnotlarıyla güzel ve keyifli bir okuma oldu.
Konuya gelince;
Yetenekli bir ressamın yolunu şaşırıp, paraya yönelmesiyle birlikte hayatının kötüye gidişi işlenmiş.
Hayat seçimlerimizden ibaret aslında, evet mutlak kader denen bir şey var ama son noktaya ulaşmak için yolu kendimiz belirliyoruz. Kahramanımız Çartkov'da da durum aynıydı. Para, şan ve şöhret uğruna seçimini kendi yaptı ve sonuçlarını yaşadı.
Kitaptan;
"Ün, onu haketmeyip de çalana zevk veremez; o ancak onu hakedende sürekli bir etki uyandırır."
"Bana kalırsa bilmediğini açıkça söyleyen bir adam, bilmediğini biliyorum diye iddia eden ve ikiyüzlülük yaparak her işi berbat eden adamdan daha iyidir."
Lütfen kitap okuyalım ve okutalım.