Mihrinaz Akşahin. Dedesinin varisi. Onun gözde torunu. Akşahin soyadını taşıdığı sürece akşahin’lere layık bir torun olmayı başarmıştı. Mezun olduğu günden itibaren rüyalarına giren gizemli adam . Mihrinaz her gece rüyalarında tanımadığı bu adama yardım ediyor. Bir gün kuzeni Turan ve arkadaşları ile cafeye gittiğinde bu gizemli adamı görüyor. Rüyadan ibaret olmadığını anlıyor. Olaylar bundan sonra başlıyor. Dedesi Azim Akşahin’in biranda düşmanları ortaya çıkıyor ve mihranızı bir süre ortadan uzaklaştırıyor ama bu yeterli kalmıyor. Rüyalarına giren Gizemli adam Zamir Hancıoğlu mihrinazı korumaya başlar. Onun hayatına o zaman tamamen giriş yapmış olur. Peki zamir mihrinazı koruyabilecek mi ? Onu bu içinde düştüğü hayattan çekip alabilecek mi? İlk kitap oldukça merak edilen sorulardan itibarendi. İkinci kitapta her şey yerine oturuyordu. Mihrinaz ve Zamirin bu zorlu sürece nasıl başladığını nasıl bittiğini anlıyorsunuz. Muhteşem bir kitap olduğunu tekrar belirtmek istiyorum. Kitap da anladığım şey iki insanın her şeye rağmen birbirini bırakmaması oldu. Biri yandığında diğeri yandı. Biri öldüğünde diğeri de öldü. Sevgi böyle değil midir birini uzaktayken bile sevmek ölümle mücadele etmek gibidir.