Mihrinaz, rüyalarındaki adam ile yola çıktı. Dedesinin kimseye güvenme demesine karşın o hep Zamir'e güvendi. Yüreği aşkı sevgiyi bilmezdi. Onunla öğrendi. Dedesinin küçük torunu kuzeninin kardeş kadar yakınıydı. O bilmediği duygular yüzünden bencilce büyüyen bir çocuktu. Şimdi ise çocukluk bitti ve gerçekler her defasında yüzüne tokat gibi inmeye başladı. Önce ailesini öğrendi. Sonra daha varlığından habersiz kardeşini ya da kardeşlerini mi demeliyim.
Azim Akşahin ondan çok şey sakladı. Halefini korumak için onu bile ezip geçmeyi göze aldı. Sonunda Mihrinaz çıkmaza girince olan rüyalarının adamı ile arasındaki bağa oldu.
Tek bir kurşun, sonrasında gelenleri tetikledi. Belki de en canına dokunan sırlardan bir tanesini büyük bir kayıpla doldu içine. O ne yapacağını bilmeyen kayıp kızken yine sevdiği adam yoluna ışık oldu.
Macera devam ediyor. Ara ara kendimi Mihrinaz'ın yerine koyunca delirmeden edemedim. Bence bir insandan bu kadar sır saklamak onun için kocaman evin altını dinamitle döşemek kadar kötü ve yok edici. Ama yine de iyi toparladılar diyebilir miyiz? Bu iki kitapta da favori iki karakterim vardı. Baran ve Zamir. Bakalım sizin kim olacak?
O fırtına hiç dinmedi.
Mihrinaz Akşahin, vicdanını saran zehirli sarmaşıklardan kalbini korumaya çalıştığı her gün ruhunun günahlarıyla lekelenmesine izin vermiş, ait olduğunu sandığıbataklığa geri dönmüştü.
Zamir Hancıoğlu, kulakları sağır eden seslere rağmenvicdanını dinlemeye devam etmiş, zemherikaranlıklarda bile ışıklı yolundan vazgeçmemişti.
Geçmişin ağlarına takılan Mihrinaz düştü.
Düşü olan Zamir ise onu takip etti.
“Düşlerle başlayan masal, düşüşlerle devam edenromana dönüşmüştü.”
YORUM= Öncelikle şunu söylemeliyim ki serinin ikinci kitabı, birinci kitabından çok çok daha güzeldi. Yani elinizde sadece birincisi varsa ve onu okuyup ortalama bulduysanız bence ikincisini almalısınız. Çünkü gerçekten okuması çok keyifliydi. Serinin final kitabında tüm sorularımıza cevap buluyoruz, her şey ortaya çıkıyor. Kitapta Kemal Demirhan ile ilgili olay beni çok heyecanlandırdı. "Zamir ne zaman öğrenecek? Her şey ortaya çıktığında neler olacak?" gibi soruların cevaplarını bir an önce öğrenmek amacıyla çok hızlı okudum. Kitapta en sevdiğim yerler son 60-70 sayfaydı. Mihrinaz ve Zamir aşkı okumak çok keyifliydi. Kitapta bir tane mektup var ve onu okuyunca "Ne oluyor şuan?" olmuştum. Onun dışında serideki çoğu karakteri çok sevdim. Ve yan karakterler üzerinde de durulması beni sevindiren şeylerdendi. Toparlamam gerekirse serinin ilk kitabından ziyade ikincisi çok güzeldi. Yani ikinciyi okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum ve Halef||Düşüş kitabı favorilerime girmiş bulunmakta!!!
Okur kalın<3
Kitap çok aşırı güzeldi. Herşey tam istediğim gibi oldu... Sonunda Zamir ve Mihrinaz'ın mutluluğu tatması... Sanırım en sevdiğim karakter hâlâ Baran wxğalwgorwysbapqğl. Ama bence biraz daha uzun sürebilirdi kitap. Bitmemesi gereken bir yerde bittiğini düşünüyorum. Onun dışında kitap muazzamdı...
Selaaaam. Ben geldiim. Uzun zaman oldu yorum yazmayalı. Ve şimdi çok beğendiğim bir kitabın yorumuyla geldim.
Kitabın ana karakteri olan Mihrinaz Akşahin, Akşahin Holding'in varisi. Zamir Hancıoğlu ise bir Teşkilat Ajanı. Ve bu ikilinin geçmişleriyle ilgili çok trajedik bir bağları var. Ben okurken çok şaşırmıştım. Hiç aklımdan geçmemişti böyle olacağı.
Ama kim ne derse desin sonu çok güzeldi.
Tavsiyemdir. Herkes okusun okuttursun.
İyi okumalarrr :)
İlk kitaba göre çok hızlı aktı daha aksiyonluydu. Zamir karakterini çok sevdim. Bütün karakterlerin birbirleriyle uyumu çok güzeldi. Özellikle Mihrinazla Baran. Çok iyi abi kardeş oldular.
Mihrinaz sırlarla dolu hayatına kaldığı yerden devam ederken en sevdiği insanlardan sürekli darbe yemeye devam ediyordu. Zamir ile aralarında olan ilişkiye bir isim koyamasalar da ikisi de birbirine olan duygularının farkına coktan varmışlardı. Mihrinaz dedesinin ondan sakladıklarını bir bir öğrendiğinde her ne kadar bunları Zamir'e söylemek istese de dedesinin tehditlerine boyun eğmek zorunda kalır. Ancak her geçen gün sırlar artıyor ve dedesi onu yeni bir şeye mecbur bırakıyordur.
Mihrinaz Akşahin. Dedesinin varisi. Onun gözde torunu. Akşahin soyadını taşıdığı sürece akşahin’lere layık bir torun olmayı başarmıştı. Mezun olduğu günden itibaren rüyalarına giren gizemli adam . Mihrinaz her gece rüyalarında tanımadığı bu adama yardım ediyor. Bir gün kuzeni Turan ve arkadaşları ile cafeye gittiğinde bu gizemli adamı görüyor. Rüyadan ibaret olmadığını anlıyor. Olaylar bundan sonra başlıyor. Dedesi Azim Akşahin’in biranda düşmanları ortaya çıkıyor ve mihranızı bir süre ortadan uzaklaştırıyor ama bu yeterli kalmıyor. Rüyalarına giren Gizemli adam Zamir Hancıoğlu mihrinazı korumaya başlar. Onun hayatına o zaman tamamen giriş yapmış olur. Peki zamir mihrinazı koruyabilecek mi ? Onu bu içinde düştüğü hayattan çekip alabilecek mi? İlk kitap oldukça merak edilen sorulardan itibarendi. İkinci kitapta her şey yerine oturuyordu. Mihrinaz ve Zamirin bu zorlu sürece nasıl başladığını nasıl bittiğini anlıyorsunuz. Muhteşem bir kitap olduğunu tekrar belirtmek istiyorum. Kitap da anladığım şey iki insanın her şeye rağmen birbirini bırakmaması oldu. Biri yandığında diğeri yandı. Biri öldüğünde diğeri de öldü. Sevgi böyle değil midir birini uzaktayken bile sevmek ölümle mücadele etmek gibidir.
"Zaafların mayın tarlası,korkuların ise hiç dinmeyen fırtınadır. İçinde ikisini de barındırırsan adımladığın tek yer o tarla olur ve eninde sonunda mayına basarsın. Zaafın sonun,korkun da seni sonuna doğru iten ele dönüşür."
️️
Herkese merhabalar;
Size #halefserisinin son kitabının yorumu ile geldim. İlk kitabın finalinden sonra olayların nasıl ilerleyeceğini merak ediyorum ama bu kadarını beklemiyordum doğrusu .
Mihrinaz öğrendiği gerçekle yüzleşme ve vicdanı ve kalbi arasında git geller yaşaması ve bunu Zamir'den saklaması her geşen gün daha onu zorlamaktadır. Saklamak zorunda kaldığı gerçek açığa çıktığında ise aralarında kopacak fırtınayı okurken iple çektim .
İlk kitapta yaşananlara nazaran yazar burda öyle bir sahne koymuş ki kitabı adeta okuyucu gözünde daha bir yükseltti bence. Mihrinaz karakterine ilk kitapta içim ısınamamıştı ikinci kitapta da pek ısındı diyemeyeceğim . Gene beni çileden çıkardığı sahneleri oldu .Zamir Hancıoğlu için gene diyecek hiçbir kelimem yok . O gene kendine hayran bıraktı beni. Olaylar karşısında sergilediği tavırlar, düşünceli , karizmatik ve yakışıklı oluşu ile benden tam not aldı .
Zamir ve Mihrinaz aralarında olan tartışmalarda genellikle hep Zamir haklıydı . Ve benim favori karakterim Baran sempatik hallerini okurken çok keyif aldım . Turan ve Mihrinaz ilgilendiren büyük sır ortaya çıktığında çok şaşırdım. Böyle bir durumu beklemezdim. Yazar karakterlerin her birinin içinde bulundukları duygu karmaşasını çok güzel anlatmış bu kitapta.
Dostluk , kardeşlik , aşk , aksiyon , sırlar , düşmanlık konuları içeren bir seri okumak isterseniz tavsiyemdir.
Halef serisinin ikinci ve son kitabı "Halef Düşüş", beni yine içine çeken bir hikayeyle karşıladı. Mihrinaz ve Zamir'in aşkı bu kitapta daha derinlemesine işlenmiş. Duyguların yoğunluğu, karakterlerin iç çatışmaları ve aralarındaki bağ çok etkileyiciydi. İlk kitaptan gelen o merak duygusu bu kitapta tatmin edici bir şekilde son buldu. Leman Veli'nin dili akıcı, anlatımı ise sürükleyiciydi. Seriyi bitirmek hem hüzünlü hem de tatmin ediciydi. Aşk, sadakat ve fedakârlık temalarını sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Seri İncelemesi
"𝑴𝒊𝒉𝒓𝒊𝒏𝒂𝒛 𝒚𝒂𝒏𝒂𝒓, 𝒁𝒂𝒎𝒊𝒓 𝒌𝒂𝒏𝒂𝒓."
Öncelikle belirtmek istediğim şeylerden birisi, kitap çok güzeldi.
Konusundan kısaca bahsedecek olursam, Mihrinaz; dedesinin tek halefi, tek varisi. Annesi ve babasından daha bebekken kurtarılmış. Mihrinaz, yaklaşık bir aydır rüyalarında aynı yerde, aynı adamı görür ve sonra bu adamla bir lansmanda tanışır fakat o lansman gecesinde tamamen başka bir hayata geçeceğinin farkında değildir.
Ben başta konusunu okuduğumda daha çok fantastik zannetmiştim ama onun yerine aksiyon, romantizm kitabı gibiydi. Açıkcası bana hitap eden bir kitaptı bu yüzden moralimi bozmadı.
Serinin her iki kitabı da fazlasıyla akıcıydı. İlk kitapta bana göre daha fazla aksiyon unsuru vardı ama bu ikinci kitapta yok gibi anlaşılmasın. Yazar bir anda öyle ters köşeler veya beklemediğim gerçekler koymuştu ki, resmen ağzım açık kaldı. Özellikle ikinci kitapta olan birçok şey aklımın ucundan dahi geçmemişti.
Zamir... Canım Zamir'im. Gece Karası Gözlü'm. Çok iyi yazılmış bir erkek karakterdi, aşık olmamak elde değil. Okursanız siz de anlayacaksınızdır... Naif, geçmişinin acılarını sırtlanan, bir yandan Mihrinaz'ı ne olursa olsun koruyan, güzel kalpli Zamir. Sırf Zamir'i okumak için bile okunur...
Mihrinaz, Baran, Büşra ve diğer karakterlerden bahsetmediğime bakmayın, onlar da çok iyi yazılmışlardı.
Daha fazla ne diyebilirim bilmiyorum. Okunmasını istediğim, değer görmesi gereken bir seri...
Rüyalarınız hep sizinle olsun. :)