Ak Süvariler adlı bir ekibin başında görev alan Başkomiser Yıldırım Şimşek uzun süredir peşinde olduğu uyuşturucu baron’u Reşat ile ilgili isimsiz bir ihbar alır.Telefondaki şahıs Reşat ile birlikte ‘Heyet’ adı verilen gizli bir örgütün yapacağı büyük sevkiyatın yeri ve zamanını bildirir.
Sevkiyata yaptığı baskından elinde yanlızca bir çanta ile dönen Yıldırım örgüt ile ilgili bir çok belgeyi elinde tutmaktadır.
Reşat ve Heyet’e göre ise bu yenilginin tek sorumlusu işlerin beyni olan Bukalemun kod adlı kişidir.
Yaptığı hatayı temizlemesi için ise Bukalemun’a sunulan tek şart Ak Süvarileri yok etmesidir.
Ak süvarilerin ilk kaybı Ahmet ile başlar intihar süsü verilmiş bu ölümün arkasında ne bir kamera kaydı ne de DNA bırakılmıştır.
Ekininin yavaş yavaş yok oluşuna şahit olan Yıldırım ise içeride bir köstebek olduğundan fazlası ile emindir.
Bukalemun’un bir adım önüne geçmek için köstebeğin üstüne oynamaya başlayan Yıldırım’ı bekleyen sürpriz ise fazlası ile şaşırtıcıdır.
Yıldırım içerideki adamın bir köstebekten daha fazlası olduğunu anlayabilecek mi?
Kılık değiştirme ustası olan Bukalemun’un sırrı ne?
Yıldırım bu zorlu görevde kaç süvarisini kaybedecek?
Kim dost kim düşman?
Daha fazlası için buyrun kitabı okumaya.
Uzun süredir polisiye okumayınca kitap sonrasında adeta yenilendiğimi hissettim.
Türk yazarların son zamanlarda yazdığı polisiye kitaplar beni fazlası ile cezbediyor.
Sevgili yazarımız genç ve yeni bir kalem olmasına rağmen polisiye konusundaki başarısı yadsınamaz bi gerçek.
Birbirinden kopuk olmayan bir olay akışı,seri ve anlaşılır bir üslup,fazlası ile başarılı bir kurgu..
Kim dost kim düşman? sorusu kitap boyunca kafanızda dönüp duruyor bu da kitabı bir an önce bitirmek için size gizem dolu bir kapı açıyor.
Kitapta verilen bir kaç tiyo dışında sonucu etkileyecek hiç bir detay yok.Bu da asıl karakter konusunda sizi fazlası ile zorlayacak.