#seldaokudu #butimar
1970'lere doğru bir yolculuğa ne dersiniz?
Hicran ve Yusuf...
Hicran Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğrencisidir.
Ailesi ile mutlu bir yuvaları vardır.
Tek gayesi okuluna gidip gelmek ve hayali olan öğretmenliği en yakın sürede yapabilmektir.
Bir gün her zaman ki gibi annesi Hicran'ı okula ve eşini de işe uğurlar.
Ama o gün artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı gündür.
Hicran okula gidince son derece hep uzak kaldığı sağ - sol çatışmasının ortasında bulur kendini o anda donup kalır.
Ona bir el uzanır bilmediği bu adam ona yardım etmek ister Hicran o an daha kahve gözlerde kaybolur.
Yusuf Hicran'ın gönlüne görür görmez düşer ki Hicran ilk görüşte aşka da inananlardan değildir.
Yusuf ile sık sık karşılaşmaya başlarlar uzak durması gerektiğini kendine telkin ederken kalbi tam tersini söyler.
Yusuf ise Hicran 'a hiçbir şey vaad etmediğini davasından hiç dönmeyeceğini onu arada bırakmak istemediğini söylese de o da en az Hicran kadar o aşka düşmüş pervane gibi ateşi göre göre ona yürür.
Hicran da olan değişimi hem annesi hem de babası fark ederler sorduklarında ise kesinlikle karşı çıkacakları bir durum ile karşılaşırlar.
Ama kızları için aşka olan inançları olduğu için onların da onayını alan genç çift mutluluğa doğru hızlı adımlarla yürürler.
Davası ile aşkı arasında sıkışıp kalan Yusuf ile aşkı için her şeyi göze alan Hicran'ın elbette ki vuslatı kolay olmayacak onların sınavı imtihan ve kayıplar ile olacaktı ama hiç mi hiç kolay olmayacaktı.
Gerisini tabi ki ben anlatamam siz okuyun.