Zaten bu hayatta anlatmak
zorunda kalmadan anlaşılmaktan daha güzel ne olabilirdi ki?
5
Şurayı biraz
alçak yapsalardı, fazladan bir basamak daha koysalardı ne olurdu
sanki?
7
Daha on bir yaşındaydı ama o anda kendisini yaşlanmış ve
yürümeye mecali kalmayan bir deve gibi hissetti.
9
Acı ağlatıyordu ama hissettiği tükenmişlik de göz
yaşlarının dinmesine mâni oluyordu.
13
Kâmil o gün Hastaneye girdiğinde on üç yaşındaydı ama koca
bir adam kadar dolmuştu yüreği.
17
Kâmil Kıvanç
En sevdiği üzümlü kekten de yapmıştı.
28
“Alemin keyfi yerinde tabi. Oh mis.
Biz burada nelerle
uğraşıyoruz adam gelmiş balıktan helvadan bahsediyor!”
37
Çocuk tıknaz adamın yüzüne bakarak “Hello” dedi. “My name is
Kâmil Kıvanç.”
42
“Anne beni şu pencereden aşağı at! Ben artık
dayanamayacağım.”
59
Şu akülü tekerlekli sandalye ne büyük bir icattı. Kesinlikle yüz
yılın buluşu bu olmalıydı. Beyninin istediği yere gidebilmek,
tekerlekleri istediği yere yönlendirebilmek resmen özgür olmak
gibiydi. Böyle düşünüyordu Kâmil.
101
Bu akülü tekerlekli sandalye sanki
özgüven de veriyordu ona.
102
“Bu pasaport da ne kadar da
havalı bir şeymiş.” Dedi annesine. Hemen fotoğrafını çekip bir
sosyal medya üzerinden paylaştı. Acaba doğru mu yapmıştı? Birden
boşluğa düşer gibi oldu. Morali bozuldu. İnsanın mutluluğunu
paylaşması güzel bir şeydi aslında ama yaşadığı büyük sevinçleri,
heyecanları ya da en mutlu olduğu anları cımbızla çekip insanlarla
paylaştığında paylaşımlarını görenler acaba ne düşünürlerdi? “Hiç
derdi tasası yok.” mu derlerdi yoksa “ay ne kadar da mutlu.” mu?
“Keşke ben de öyle olabilsem.” ya da “benim yaşamına bak bir de
onun.” da derler miydi acaba? “Adalet nerede, o yaparsa ben de
yaparım, ben daha iyisini yapmalıyım.” gibi algılara düşürerek
insanları hırslandırmış olmaz mıydı? Belki de söylenenin aksine
mutluluk paylaşınca çoğalmazdı. Son zamanlarda bunları çok
düşünüyordu Kâmil. Bir süre sosyal paylaşımlarını durdurma kararı
aldı.
117
Şu Bursa’nın da havasını hiç
sevmiyordu Kâmil.
120
Bu yüzden insanlara hep duymak istedikleri istedikleri şeyleri
söylüyorum. Galiba insanlara bana karşı sonsuz kredileri varmış gibi
hissettiriyorum. Sonucunda da üzülen ben oluyorum. Eğer insanlara
hayır demeyi beceremiyorsan, yerinde ve yeterli tepkiyi
gösteremiyorsan ve hassas bir ruhun var ise hazır ol seni de
üzecekler sevgili günlük.
122
En çok yengesinden sevdiği favori çorbası olan
üzeri naneli, yoğurtlu düğün çorbasından