·368 syf.····Okunma: 15 Haziran 2022 08:47 Büyük bir nükleer patlama sonrası her şey mutasyona uğradı ama aynı zamanda da bilindik kaldı. İnsanlık çok eski çağlara savrulurken birçok şeyin yeniden icat edilmesi gerekecekti. Patlamanın üzerinden geçen ikiyüz yıl sonra bile hayatta kalan Eskiler ile yeni dönemin türemişleri bir arada yaşarken onları birleştiren edebiyatın gücü oldu.
Annesi eskilerden olan Benedikt, en sevdiği meslek olan ateş sorumlusu olmak yerine annesinin yönlendirmesiyle yazıcı oldu. “Eski dönemden kalan kitaplar lanetliydi, onları okursan hastalık gelirdi!!” İşte Benedikt’in kendi Böcüsü ile tanışması da, kitaplardan sonra oldu.
Böcü ne mi? Böcü canavar, böcü bir şeytan ama aslında patlamadan sonra oluşan düzenle ilgili bir metafor.
Kara mizah ve hiciv sanatını incelikle kullanıp Rus toplumu üzerinde zamanının çok ötesinde bir eleştiriyi kaleme alan yazar yıllarca güncel kalacak gibi görünüyor.
Post apokaliptik bir dünya üzerinden kendine has bir dil oluşturan yazarın zekasına hayran kaldım. Kullanılan dili yerel ağızlardan faydalanarak ve Türkçe’de var olmayan sözcük kalıpları uydurarak çeviren Eyüp Karakuş’u tebrik ediyorum.