Zaniyeler & Selahattin Enis
9/10
·224 syf.··
2022 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2022 22:46
Salahaddin Enis benim ilk kez okuyup oldukça beğendiğim bir yazar oldu. Selahattin Enis’in başyapıtı Zaniyeler, I. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’da bir zaniyenin (hayat kadınının) hikâyesini konu edinir. Romanda yoksulların daha da yoksullaştığı, zenginlerin ise savaşı fırsata çevirip çok daha zenginleştiği o yılları bizi İstanbul sokaklarında, sosyete salonlarında dolaşmaya çıkararak anlatır. Konu itibarıyla kadının küçük gösterileceği ve okurken oldukça sinirlenip yarım bırakacağımı vs. Düşünmüş olsam da asla öyle olmadı. Hatta ilk düşüncelerimin tam tersi olarak kitabı aşırı beğendim. “Üstün ahlak” savunucularının, zaniyelerin katıldığı uyuşturucu partilerinde, kumarhanelerde geçen yaşamlarını sert bir dille kaleme alır. Toplumu yöneten 'üst' kesimlerin savaş döneminde, halktan bağımsız olarak insan içerisinde takındıkları maskenin düşüşü ve aslında ne tarz rezilliklerin arasında durduğu oldukça açık bir dille ve cesaret ile yazılmış. Kitabı Fitnat'ın günlükleri şeklinde okuyoruz. Açık bir dille kendi ruh halini ve yüreğinden geçenleri fedakârca anlatan, 'sosyete' kesiminin iç yüzüne ayna tutan Fitnat tıpkı ileride arkadaş olacağı İclal gibi zaniye toplumunun belki de en temiz insanlarından. Özet geçmek gerekirse Fitnat ailesinin isteği ve baskısı nedeniyle İstanbul'dan Konya'ya gelin olarak gider. Kocası Hasan Fırat Efendi saf bir adamdır, karısını çok sever, bir dediğini iki etmez. Fakat Fitnat kendi fikirleri ve iradesi olmayan bu adamı hiçbir zaman tam anlamıyla beğenmez. Konya halkı genel anlamda Fitnat'ı her bakımdan konuşmaya başlar. Kimileri ona deli divane olurken kimileri de arkasından sayıp söver. Fakat ne olursa olsun Konya bağlarında adeta bir kraliçe gibi lanse edilir. Hatta iş öyle yerlere varır ki, halkın tepkisini ve ilgisini arttırmada Fitnat ile bir kelime dahi etmeyen Seza'nın yaşadığı zavallıca platonik aşk ve sonunda intiharı tüm Konya'da büyük olay olur. Bu gencecik oğlanı 'sözüm ona ' kendine aşık edip ölümüne sebep olan bu rezil kadını şimdi artık herkes dilden dile yaymakta ve konuşmaktadır. Daha sonrasında ise Fitnat hava değişimi nedeniyle İstanbul'a ailesinin yanına gider ve aslında tüm olaylar burada vuku bulur. Fitnat'ın teyzesi Münevver bana göre bu kitapta ki en rezil kişilerden biri, Fitnat'ı öz yeğenini bu gibi ortamlara sokan, onu bu arsızlığa alıştıran ta kendisidir. Yavaş yavaş adeta bir kurdun içi kemirmesi gibi Fitnat'ın aklına girer. Ve onu kendi 'ahlaktan yüzleri ışıl parlayan, şaşalı hayatlara sahip(!) arkadaşları ile tanıştırır. Adeta iğrençlikler döngüsü içerisinde gidip gelen bu olaylarda her karakterin vaziyeti farklı ve haraptır. Zavallı Fitnat ise bu sarmal içerisinde ruhunun güzelliğini kaybetmeden ya da belki baştan beri kaybetmiştir (?) yaşamaya ve özüne geri dönmeye çabalar. Kitap her manada çok cesur bir dil ve oldukça güzel bir biçimde yazılmış. Dönemini ve savaş sürecini, halkın bakış açısını ve elit kesimin gözünü de iyice bize anlatabilmiş. O açından da oldukça başarılı. Pek çok sansasyonel durumlar yüzünden belli dönem tefrika edilen romanlarını bastıracak yayınevi bulamaz. Kitaplarını bastıramadığı için kaleme aldığı son dört romanı gazetelerde tefrika olarak kalır. 1968 yılından sonra kalemini eline almayacak olan yazar, vefatına kadar geçimini idame etmek için başka işlerde çalışmak zorunda kalır.
Edebiyat
ZaniyelerSalahaddin Enis · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025800 okunma
·
161 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.