·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Mayıs 2017 00:16 Bu kitabı çok sevdim!
Dahi, geek, hacker'lardan oluşan bilim insanı, akademisyen, ordu mensubu, mühendis ve hatta hippi gruplarının dijital devrimi nasıl gerçekleştirdiğine ilişkin, okurken yakın tarihimizle ilgili keyifli bir belgesel izliyormuşsunuz etkisi bırakan ve benim gibi bir teknoloji tutkunuysanız, sonuna yaklaştıkça bitecek oluşuna daha çok üzüleceğiniz doyurucu bir dijital çağ biyografisi.
Walter Isaacson, yazar olarak Steve Jobs, Einstein, Kissinger gibi son yüzyıla damgasını vurmuş kişilerin kahramanı olduğu detaylı biyografi kitaplarıyla tanınıyor. Ülkemizde "Geleceği Keşfedenler: Dijital Çağın Biyografisi" başlığıyla Domingo Yayınevi tarafından yayınlanan çalışmasının merkezindeyse önceki eserlerinden farklı olarak tek bir kişi yok; bunun yerine, Isaacson'ın ölçülü anlatımıyla hayatını yapay zekaya ve makine-insan ortak yaşamının geliştirilmesine adamış yenilikçilerin dijital devrimi nasıl gerçekleştirdiğini, başından sonuna nakış gibi ince ince işlenmiş tarihsel bir kurgu üzerinden okuma şansı yakalıyoruz.
Kitabın kapağını görünce benim gibi, "Teknoloji dünyasının popüler figürlerinden beslenen, sonuç olarak kapağındaki kişilerin dehasından ve tek başlarına dünyamızı nasıl değiştirdiklerinden dem vuracak başka bir güzelleme daha mı" diye düşünerek kitabın içeriğiyle ilgili kuşkuya kapılabilirsiniz. Ancak dünyanın ilk kadın programcısı olarak kabul görmüş Ada Lovelace ile başlayıp, yine Lovelace'in makine-insan ortak yaşamına ilişkin güçlü vizyonu çerçevesinde gelişen düşünce ve fikirlerle noktalanan bu uzun ama keyifli serüven, kapağındaki yenilikçilerin dışında başka birçok önemli kişiye ve onların teknolojik devrime yön veren çalışmalarına sırayla yer vererek kuşkularınızı silip süpürüyor. Bilgisayarlar, programlama, transistör, mikroçip, video oyunları, internet, kişisel bilgisayar, yazılım, çevrimiçi yaşam ve Web başlıkları altında, bu saydıklarımızın nasıl tek tek kişilerin değil de yenilikçi, aydın ve girişimcilerden oluşan grupların ortak çalışmasının eseri olduğunu güzel ve etkileyici bir dille anlatıyor kitap.
Ordu ve devletle çalışan akademisyenler, oda büyüklüğündeki ilk bilgisayarları programlayan kadın kodcular, teknolojinin devlete değil topluma ait olması gerektiğini savunan hippiler, bilgisayar odalarında zaman paylaşımlı terminallerin başında sabahlayan aykırı kolej öğrencileri ve çevrimiçi toplulukların gelişmesine katkı sağlayan internet öncüleri... Dijital devrimin arkasındaki insanlara ve gerçekleştirdikleri yeniliklere ilişkin her şey bu kitapta... Teknoloji ve tarih meraklısı tüm kitap tutkunlarına rahatlıkla öneririm.