bu kitabı ilk olarak okulun kütüphanesinde görmüştüm ve beni ismiyle kendisine çekmişti hemen. geçenlerde yaptığım kitap alışverişinde de alıp okudum kitapları kurtaran kedi'yi. kitaplar ve insanlar hakkında düşündürücü, içinden çok güzel mesajlar çıkarabileceğiniz ve okurken studio ghibli filmi izliyormuşsunuz gibi hissettirecek bir kitaptı bana kalırsa. yazım tarzı ve içinde barındırdığı anlamlar açısından bana birçok şey kattığını düşünüyorum. çoğu yeri daha iyi anlamak için dönüp dönüp tekrar okudum ve bu beni bazen sıktı ama sonrasında kitapta şu alıntıya rastladım ve içime anında su serpildi: “kolay okuyabiliyorsan, senin bildiğin şeyleri yazdığı için okuması kolaydır; zor olması ise yeni şeyler yazdığının kanıtıdır.” kafamda kendi kendime kitaptan bir puan kırmışken bir anda tekrardan 5/5'lik bir kitap oldu benim için bu alıntıdan sonra.
kitabın konusuna gelirsek, dedesi vefat ettikten sonra natsuki kitabevi rintaro’ya kalır. o hem dedesini kaybetmenin acısına hem de tek başına ayakta kalmaya alışmaya çalışırken bir gün kitapçıya konuşan bir kedi gelir ve rintaro’nun kitapları kurtarmak için ona yardım etmesi gerektiğini söyler. böylece macera başlamış olur. rintaro, tekir ve rintaro’nun sınıf arkadaşı sayo’nun kitapları kurtarmak için çıktığı yolculuklara şahit oluruz biz de.
size gönül rahatlığıyla önerebileceğim, güzel bir kitaptı. ben de daha fazla japon edebiyatı okuma isteği uyandırdı.