YAŞA kitabının yorumuyla sizlerleyim. Ben bu kitap hakkında ne yazacağım," diye çok düşündüm. Kitabın hakkında yazmaya bir yerden başlamalıyım değil mi
YAŞA kitabı bir kere çok harikaydı, sürprizlerle doluydu ve muhteşem bir son ile bitmesi yüzümde kocaman bir gülümsemeye sebep oldu. Sayfalar ilerledikçe merakım gitgide artmaktaydı ve son 50 sayfayı nefesimi tutarak okudum. Netflix ayarında 2 sezonluk mini bir dizi senaryosu okuyorum zannettim.
Yaşa kitabından bahsedecek olursam; İlk 50 sayfa Mert karakterini tanımamız açısından çok önemli. Yaşa cihazından bahsediliyor. Bu cihaz GPS ve oluşan manyetik alanı kullanarak uydu sistemi ve mobil bağlantılar ile Acil durumlarda bileklikler aracılığı ile insanın dünyadaki konumunu belirliyor ve insanların nabız atışlarını görebiliyor.
Mert kızı Sena'yı 6 ay önce kalp yetmezliği nedeniyle kaybetti. Ama geride kızı Asya ve eşi Meryem vardı. Mert ikisini de Geride bırakıp evinden bin km ötede çalışmaktaydı. Bir gün Profesör Güneş Mert'in yanına gelip Asya ve Meryem hakkında önemli açıklamalarda bulundu ve uyguladığı tedaviden bahsetti. Mert, Asya'yı görmezden geliyordu, Sena'ya takılı kalmıştı. Profesör Güney Mert'e bir kızının daha olduğunu hatırlaması gerektiğini söyledi ve Mert'e uyguladığı tedavi sayesinde bunu başardı.
Sultan Esma ayrılığından bahsediliyor. Mert eşi Meryem ve Asya ile bu Yarığa gidecekti. Ancak bulunduğu yerin hava şartları buna el verişli değildi. Mert, Ateş'i en yakın dostunu arayıp Yarığa getirmesi istiyor ve kendisinin geleceğini söyledi. Bu arada Asya'da vefat eden ablası gibi kalp yetmezliği ile mücadele ediyor. Gezi Platformu ve Yarık, Asya'nın sağlığı için çok önemli. Ateş, Meryem ve Asya Yarığa geldiğinde etrafı geziyorlar ve Yaşa cihazlarını gören küçük kız bunların ne işe yaradığını merak