Gönderi

8/10
·202 syf.··
2017 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2017 00:00
"Kalabalık bir topluluk içindeydi. Başarısızdı." diye başlıyor Atay'ın Beyaz Mantolu Adam öyküsü. Aslında daha ilk cümlesinden kendisini ele veriyor. Hatta bence bu cümle tüm Oğuz Atay eserlerinin nüve'sidir. Ben Buradayım adıyla Oğuz Atay'ın biyografisini yazan Yıldız Ecevit'in deyimiyle bütün karakterleri onun gibi 'hayat acemisi'dir. Yani en küçük bir beşeri ilişkide bile dünyayı yeni anlamaya çalışan bir çocuğun acemiliğiyle davranır. Ne yapacağını bilemez. Kalabalık içinde onlar gibi kaybolamaz. Kendisini komik duruma düşürür. Toplum kendisi gibi olmayana elbette hak ettiği gibi davranacaktır. Atay ince ince işler yalnız ve neredeyse kendisine bile yabancılaşan bireyin toplumla ilişkisini. Korkuyu Beklerken kitabı da aslında Tutunamayanlar ve Tehlikeli Oyunlar gibi hacimli kitaplarından nicelik olarak daha az. Fakat nitelik olarak bence aralarında pek fark yok. Atay'ın karakterlerini hangi form'a oturtursanız oturtun çok bir şey değişmiyor.Yarım kalmışlığı,hayat karşısında ne yapacağını bilmezliği yani kısaca tutunamamışlığı her eserinde hissediyorsunuz. Sekiz öyküden müteşekkil kitabın her öyküsünde içten içe ne yapacağını nasıl davranacağını bir türlü bilemeyen sürekli kendisiyle hesaplaşma halinde olan karakterleri okuyoruz. Hayat onlar için ‘uyku, zamanımın dörtte birini, dakikaları saymadan geçirmemi sağlıyordu’ diyecek kadar sıkıcı ve bunaltıcıdır. Fakat bu kadar bunaltıcı durumları anlatırken bile mizahtan vazgeçmiyor Atay. Bir türlü onlar gibi olamadığı sosyal çevresini ‘Yabancıları da sevmezdim ayrıca. Yabancı ülke temsilcilerini hiç. Bunlar bana,vatandaşlarımı kandırmak için gönderilmiş gibi gelirdi. Casus filan demek istemiyorum. Yabancı ülkelerde yaşama hasreti içinde kıvranan vatandaşlarımı azdırmak için gönderilmişlerdi sanki bunlar. Bakın,derlerdi;biz koyu ve ciddi elbiselerin giyildiği,sokaklarında büyük arabalarla gezilen bir ülkenin insanlarıyız. Özentili vatandaşlarım da içlerini çekerlerdi: ah ne kadar öylesiniz!’ cümleleriyle yeriyor. Babama mektup isimli öyküsündeyse ölmüş olan babasına bir nevi içini döküyor. Diyemediklerini diyor. Ve demiryolu hikayecileri isimli öyküsünün finalinde belki de köy romanlarına çok itibar gösteren okurlarına sesleniyor: 'ben buradayım sevegili okurum,sen neredesin acaba?'
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,3bin okunma
·
8 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.