Kitabı gerçekten çok beğendim. Olay örgüsü, karakterler çok güzeldi. Kitabın evreni çok güzeldi. Dili de çok akıcıydı. Okurken neredeyse hiç sıkılmadım. Okurken güldüğüm, duygulandığım, heyecanlandığım, şaşırdığım yerler oldu. İlk kitapla ilgili yorumumda "keşke geçmişle ilgili daha çok şey öğrenseydik. Karakterlerin geçmişini merak ediyordum." dedim ve bu kitapta karakterlerin geçmişine de değinilmiş. Her şeyin nasıl başladığını öğreniyoruz. 1. Kitabı okuyanlara bu kitabı yani serinin 2. kitabını kesinlikle tavsiye ederim. Gerçekten çok güzel bir kitaptı. 3. Kitaba geçmek için sabırsızlanıyorum.
BURADAN İTİBAREN SPOİLER
Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki Scarlet'ın ölmemesine çok sevindim. Aslında öldü ama birkaç dakika sonra hayata geri döndü ve bu hayatında yaşadığı her şeyi hatırlıyordu. O kısım beni biraz şaşırttı.
İkizler kavga ettiler ve camı kırdılar. Kitap boyunca cam üzerinden yapılan espriler devam etti ve gerçekten o kısımlarda çok eğlendim. Güldüm. Nate karakteri gerçekten çok eğlenceli bir karakter. Onu okumayı seviyorum. Doktor olması beni şaşırttı. Ayrıca Raven'ın da kuzeniymiş.
Heather kitapta sinirimi bozan tek şeydi diyebilirim. Onunla ilgili kısımları okurken sıkıldığım yerler oldu. "İyi ki ana karakter değil" dedim gerçekten. Onu sıkıcı buluyorum. Ciddi bir konu varken saçma şeyler söylüyor ve söyledikleri bana pek komik gelmiyor. Onun yerine Nate'in esprilerini daha çok beğeniyorum.
Kitapta geçmişe yönelik olan bölümleri okumak keyifliydi. Hikayenin en başını öğrenmiş olduk. Scarlet'ın annesine ve babasına çok üzüldüm. İkizlerin babasının arsa için Tristan'ı zorla savaşa gönderdiği kısımda gerçekten çok sinirlendim. Scarlet'ın annesinin kontla anlaşma yapmak istemesi olayların karışmasına sebep oldu. Acaba o hiç karışmasaydı neler olurdu onu merak ettim.
Scarlet'ın Tristan'a aşık olduğu hâlde Gabriel ile olan yakınlığı beni rahatsız etti; çünkü çocuğa karşı bir ilgi duyuyor onun da ona karşı bir şeyler hissettiğini biliyor; çünkü birbirlerini hissedebiliyorlar. Neyse ki Scarlet'ta bu durumun farkına vardı ve Gabriel'den ayrıldı. Bunu yapmasını hiç beklemiyordum ama gerçekten çok rahatladım ve ona +1 puan vermeme sebep oldu bu durum.
Tristan çektiği dayanılmaz acıya rağmen Scarlet'a zarar vermemek için uzaklaşma kararı aldı. Tristan gerçekten çok güzel seviyor ya! Neyse ki Scarlet onu zamanında bulup kutardı. O kısımlar gerçekten çok güzeldi. Scarlet ve Tristan aşkını okumayı gerçekten çok seviyorum. Birbirlerini hissetmeleri falan gerçekten çok güzel ve çok özel.
Gelelim Laura'ya. İlk kitabın yorumunda da yazmıştım ondan şüphelendiğimi. Şüphelerimde haklı çıktım. Tristan'ın adını söylediği anda "Bu kesinlikle Raven!" dedim. Bir büyüyle kendini bu şekilde gösteriyor ve o çiçeği de görümünü değiştirmek için kullanıyor diye düşündüm ama yanılmışım. Laura sadece Raven için çalışan birisiymiş. Gerçekten çok merak ettim acaba Scarlet'In mezarlığa gitmesini neden engellemeye çalıştı? "Bana güven" falan dedi? Bu işe Raven'a güvenerek başlayıp daha sonra Scarlet'ı korumaya falan mı çalışıyordu acaba? Burası aklımda bir soru işareti olarak kaldı.
Ürpertici bir evi olan yaşlı Bay Brooks'u da sevdim. Evi çok ürpertici ama kendisi bizimkilere gerçekten çok yardımcı oldu. İlk başlarda ondan da şüphelenmiştim. "Acaba haritanın peşinde mi?" diye düşündüm ama adamın öyle bir derdi yokmuş. Onun sayesinde birçok yeni bilgi açığa çıktı. Scarlet ve Tristan bir yaşam gücünü paylaşıyorlarmış!
Bu durum gerçekten çok ürpertici. Kitabın sonunda geçiş tamamlandı. Bundan sonra Tristan hastalanacak ve eğer pınarı bulamazlarsa ölme riski var. Umarım bulurlar.
Raven, Clare çıktı! Gerçekten hiç tahmin etmemiştim onun Raven olduğunu. Çok şaşırdım. Beklemiyordum. Heather'a çok fazla izin vermesini garip bulmuştum ama kadın iyiliğinden öyle yapıyor sanmıştım. Meğerse o, Raven'mış.
Heather'ı kaçırdılar. 3. kitapta onu kurtarmakla uğraşırız herhalde. Önce pınarı bulup sonra mı Heather'ı kurtarsak acaba? Böylece Tristan hastalanmamış olur; ama önceliğin Heather'ı kurtarmak olacağını düşünüyorum.
Kitabın sonunda Scarlet geçmişini hatırladı! Artık kim olduğunu biliyor. Biz onun sadece ilk hayatını biliyoruz. Mesela bir önceki hayatında çok gizemli davranıyormuş ve bir silah mahzeni bile varmış! O depoyu ne için kullanıyordu? Kül adamları bildiği için mi silahlarda ölümsüz kanı vardı? Silahlardaki kan kime ait? Scarlet'ın önceki hayatları ile ilgili çok fazla soru işareti var. Tüm soruların cevap bulacağına inanıyorum.
Kitabın sonunda Scarlet ve Tristan çıkacakları zorlu, yeni macera hakkında konuşuyorlardı. Birlikte çıkacakları macera hakkında. Nate ve Gabriel da onlara katılacaktır ama bundan sonrasında Tristan ve Scarlet'ın birlikte mutlu olmalarını çok istiyorum. Lanetin kalkmasını ve ikisinin birlikte mutlu olmalarını istiyorum. Umarım öyle olur.
Bakalım 3. kitapta neler olacak? Bizi neler bekliyor. Macera dolu bir kitap olacağını düşünüyorum.
Ne demişti Tristan "Savaş olmadan zafer olmaz." İşte şimdi savaş zamanı!
İkilemChelsea Fine