Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 22 Ekim 2021 01:54 1902 senesinde geçen bu kitapta kocasını kaybeden Seza kendisini bundan sorumlu tutar ve günahlarının bağışlanması için hac görevini yerine getirip bir nebze de olsa vicdanını rahatlatmak ister. Ama İstanbul'da tesadüfen karşılaştığı bir adam hem İstanbul'da hem ıssız çöllerde hem de kutsal topraklarda peşini bırakmaz. Bir de Seza'nın hac kervanına çöl bedevilerinin saldırmasıyla tanıştığı Ömer bin Osman var ki aşktan gözü dönmüş bir genç, Seza'nın aşkından. Yaklaşık 150 sayfa boyunca mumya çok nadir olarak geçiyor kitapta ama sonrasında İstanbul'dan beri Seza'nın peşini bırakmayan Charlie'nin Seza'ya kendisini takip etmesinin sebebini ve yanında taşıdığı sandukanın sırrını anlatmasıyla olay gotik bir anlatıma dönüşüyor. "Tamam, şimdi anladım mumya neden diriliyormuş" diyorsunuz. 205 sayfa olan bu kitap 1900'lü yılların başında yazılmış olmasına rağmen (sanırım düzenlemelerle) sade bir dile sahip ve akıp gidiyor. Biraz macera, biraz aşk, biraz gerilim, biraz din ve azcık da tarihle yoğrulmuş türlü tadında bir kitap. Ben sevdim kitabı, Suat Derviş'in kalemiyle bi tanışın derim