Dirilen Mumya

Suat Derviş
Tasarımcı:
Hamdi Akçay
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
208
Basım Tarihi:
Mayıs 2021
Yayınevi:
İthaki Yayınları
ISBN:
9786257650632
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·208 syf.·
2022 25. kitabı
Bayadır inceleme yapmıyordum. Aslında kitap bile okuyamıyordum. Ekim ayı benim için üstümdeki o ağırlığı attığım ay oldu. Dirilen Mumya. Yazarla tanışma kitabım. Aslında yazarı tanıyormuşum. Bir diğer kitabının adı ‘Fosforlu Cevriye’. Yani hepimiz aslında yazarı biraz tanıyoruz. Bu kitabı Suat Derviş, Son Posta’da 04 Ocak – 09 Nisan 1934 yılında Suat Suzan takma adıyla yayınlamış. Kitabın konusu ve dili oldukça akıcıydı. Kitabı elimden bırakamadım. Ancak şu konu biraz can sıkıcıydı. Kitabın arka kapağında ciddi anlamda kitabın bir özetini geçmişler. Neden? Yani çok merak ediyorum, kitabın özetini neden arka kapağa koyarsınız? Yazarın diğer kitaplarına bakmadım ama umarım onlarda böyle bir hata yoktur. Arka kapağı okumuş olmam merakımın biraz önüne geçti. Ona rağmen kitabı elimden bırakamadım. Konusuna gelecek olursak Osmanlı Döneminde bir paşanın kızı ve yaşlı bir paşanın eşi olan Seza’nın hikayesini anlatıyor. Normalde peçeli gezen Seza’nın alışverişteyken bir anlık peçesi açılıyor ve yüzünü Charlie görüyor. Asıl olaylar ondan sonra başlıyor. Charlie, evli bir kadın olan Seza’nın peşine düşüyor. Yalının etrafında geziyor ve peşini asla bırakmıyor. Talihsiz bir olayla Seza’nın oldukça yaşlı olan Paşa eşi hayatını kaybediyor ve Seza binbir pişmanlıkla kendini Kâbe yollarına atıyor. Elbette ki dönem oldukça karanlık bir dönem ve Kâbe yolcusu olsanız dahi can güvenliğiniz sıfır. Seza’nın Kâbe yollarında yaşadıkları ve can yakan güzelliğinin sonuçlarını okurken aynı zamanda Mısır Tarihine de bir yolculuğa çıkıyoruz. Nasıl mı? Onu da kitabı okuyarak öğrenin.  Dönemin şartlarını kadınların bakış açısından okuyoruz ve aslında tam bir dönem romanı. Dirilen Mumya isminin de hakkını veren bir kitap. Özellikle Mısır’da yapılan kazıların başladığı bir dönemde Suat Derviş bu
Edebiyat
Dirilen MumyaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021103 okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2025 20. kitabı
Ruhumuzun tarihçesi: Aşk baladı.. Kitap, biraz uzak kaldığım farklı notalarıma bastı. Ee parmak sayısı on: iç titretecekse basayım dedim. Ve beynim iki satır bir şey yazmak istedi: İstanbul'da bir paşa konağından Mekke'ye hac ziyareti yapan soylu asilzade Seza sayesinde, ben de güzel, çağlararası bir seyahat yaptım. Ama tanıtım bültenindeki gibi, kitabın 'kocasının ölümünden dolayı kendisini suçlayan Seza'nın yolculuğu' olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Seza; kalabalık kişi kadrosu, hızlı değişen açık-kapalı mekânları, kısaca: bir olay hikayesi sunuyor. Kitabın bu parselinde sıradanlığın güzelliğini bulamadım ne yazık ki. Beni; Antik tarih tasvirlerine, diriye, hep diri kalana, aşka yer veren; 'tuhaf, yabancı' olarak atfedilen Charlie etkiledi. Antik Mısır, Firavunlar, mumyalar, reenkarnasyon üzerine daha ayrıntılı, ve çeşitli araştırmalar yapmama vesile oldu kendisi. Kitabı bitirdikten sonra "travmatik zamansallık" üzerinde durdum baya, reenkarnasyon kaçınılmaz bir ruh iskânı mıdır diye biraz fikirlerime şınav çektirdim. Büyülü kısımlara odaklandım daha çok ve araştırmalarım sonucu; Aşk'ın, daha önce tanışan insanların üzerindeki sevgi rötatifi olduğuna kanaat getirdim. Tabi bu, benim üzerimdeki izdüşümü. Bu yüzden araştırmaların büyülü kısmını kendime saklıyorum. :) Sona yaklaşarak, kitabın ‘İstanbul'dan Arabistan Çöllerine Uzanan Bir Serüven: Dirilen Mumya’ kısmı için de Bilal Acarözmen'e teşekkür ediyorum. Anekdot değerinde, nefis bir yazı olmuş. Uzak kaldığım türlere yakınlaşmak adına şahane bir atıf listesi yapmış. Bu türe ilgisi olan ya da ilgi oluşturmak isteyenler için de paylaşmış
Dirilen MumyaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021103 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2021 103. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2021 01:54
1902 senesinde geçen bu kitapta kocasını kaybeden Seza kendisini bundan sorumlu tutar ve günahlarının bağışlanması için hac görevini yerine getirip bir nebze de olsa vicdanını rahatlatmak ister. Ama İstanbul'da tesadüfen karşılaştığı bir adam hem İstanbul'da hem ıssız çöllerde hem de kutsal topraklarda peşini bırakmaz. Bir de Seza'nın hac kervanına çöl bedevilerinin saldırmasıyla tanıştığı Ömer bin Osman var ki aşktan gözü dönmüş bir genç, Seza'nın aşkından. Yaklaşık 150 sayfa boyunca mumya çok nadir olarak geçiyor kitapta ama sonrasında İstanbul'dan beri Seza'nın peşini bırakmayan Charlie'nin Seza'ya kendisini takip etmesinin sebebini ve yanında taşıdığı sandukanın sırrını anlatmasıyla olay gotik bir anlatıma dönüşüyor. "Tamam, şimdi anladım mumya neden diriliyormuş" diyorsunuz. 205 sayfa olan bu kitap 1900'lü yılların başında yazılmış olmasına rağmen (sanırım düzenlemelerle) sade bir dile sahip ve akıp gidiyor. Biraz macera, biraz aşk, biraz gerilim, biraz din ve azcık da tarihle yoğrulmuş türlü tadında bir kitap. Ben sevdim kitabı, Suat Derviş'in kalemiyle bi tanışın derim
Dirilen MumyaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021103 okunma
Dirilen Mumya
Puan vermedi·208 syf.··
2021 108. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2021 21:42
Suat Derviş'i , Osman Balcıgil'in İpek Sabahlık adlı eseriyle tanıdıktan sonra benim için vazgeçilmez bir yazar oldu.Hemen hemen tüm kitaplarını aldım ve okumaya devam ediyorum.Öncelikle Cumhuriyet Dönemi yazarı ve gazeteci olması yanında kadın olmanın kim bilir ne kadar zor olduğu bir dönemde ayaklarının üzerinde durması ayrı bir cesaret örneği.Bilgisini, kültürünü, akıcı dilini yazıya dökmemiş resmen konuşturmuş.Kitabın ne anlattığını yazmıyorum, şahsen yorumları okuyunca o kitabı okumak gelmiyor içimden.Şunu söyleyebilirim ki pişman olmaz okuyan...
Edebiyat
Dirilen MumyaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021103 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2022 00:45
Kahramanımız Seza tanınmış bir Paşa'nın kızıdır ve yine babası gibi kendinden yaşça büyük bir paşayla evlendirilir. Sıradan bir hayat sürerken tesadüfen bir dükkanda ingilizle karşılaşır ve o İngiliz onu saplantılı bir şekilde takip eder. Durumdan çok rahatsız olan Seza ingilize durumu anlatsa da adam asla vazgeçmez hatta odasına girmeye kadar cüret eder. Odasına girmenin şokuyla Paşa'nın odasına girmesinin şokunu aynı anda yaşayan Seza paşayı hemen orda kalp krizinden kaybeder. Suçu olmamasına rağmen kendini bir türlü affedemez ve akrabalarıyla hac yolculuğuna çıkar. Yolculuk hiç de umduğu gibi geçmez bir yandan elinde sırlı bir tabutla gezen onu yolculuk boyunca takip eden ingiliz, bir yandan onu saldırganların elinden kurtaran ve ona aşık olan Arap Bedevi... İki ateş ve büyük bir maceranın ortasında kala kalır zavallı Seza... Okuduğum kitap; ilk Türk mumya kitabı ve tabiki ilklerin Kadını Suat Derviş kaleminden. Yazdığı dönemi , hacıların çilesini,Arap kültürünü ve hacda ki amacı çok güzel anlatmış kitapta. Hem soluksuz macera ve şahane bir kurgu okuyup hemde dönem hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Ufak tefek mantık hataları vardı fakat sürükleyici macera ve tabutun gizemi onları unutturdu diyebilirim. Reankarnasyon güzel kullanılmıştı. Kalemini çok sevdiğim yazarın bir sonraki kitabında görüşmek üzere..
Dirilen MumyaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021103 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 57. kitabı
#OkudumBitti #KitapYorumum #SuatDerviş #DirilenMumya / 206 sy ➜ Bu kez sizlere, Suat Derviş ile ilk tanışma kitabım olan “DİRİLEN MUMYA” ile geldim.. ➜ Oldukça keyifle ,heyecanla ve merakla geçen bir yolculuk oldu benim için.. Sayfalar parmaklarımın arasında kayıp giderken kitabın sonuna nasıl geldiğimi hatırlamıyorum.. ------------------------------------------- KİTABIMIZIN KONUSUNA baktığımızda ; Kitabın baş karakteri olan Seza ; Osmanlı'nın önemli paşalarından birinin kızı ve kendisinden yaşça oldukça büyük bir başka Paşa'nın, kültürlü, kiymetli , aynı zamanda herkesi kendine hayran bırakan büyülü bir güzelliğe sahip eşidir. Tesadüf eseri bir dükkan girişinde çarpışıp karşılaştığı bir İngiliz gencinin an be an kendisini takip ettiğini görüp anlayan Seza'nın bilmediği birşey vardır ki o da, o yabancının (Charlie) Seza'nın hayatında herşeyi değiştiren bir dönüm noktası olacağı. Öyle ki bu genç gözünü öyle bir karartır ki, kayıkla yalıya yaklaşıp Seza'nın odasına çıkma cesaretini dâhi gösterir. Seza'nın ,Paşa kocasının odaya gelmesiyle yabancıyı görmesiyle, yaşlı kalbinin durup vefat etmesi bir olur. Seza'nın hiç kabahati olmamasına karşın bu durumdan kendini sorumlu tutarak büyük vicdan azabı çeker. Kendini hafifletmek ve Allah'tan af dilemek için Hacca gitmeye karar verir ve teyzesinin de içinde bulunduğu kafile ile hacca gider.. Bu ıssız çöllerde kervanla ilerlerken, hâlen daha Charlie'nin nefesi ensesindedir, Seza'nın .Üstelik nereye giderse gitsin her an yanında taşıdığı bir tahta tabutla ... Bir gölge gibi, İstanbul'dan Arabistan Çöllerine ve kutsal topraklara kadar Seza'yı takip eden Charlie, sırlarla ve gizemlerle dolu şu soruları da akla getiriyor ◉ Seza'yı neden takip ediyor? ◉ O'nu neden saplantı haline getirdi? ◉ Ondan ne istiyor? ◉ Sırtında
Dirilen MumyaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021103 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2021 197. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2021 12:06
Kitabın adı:Dirilen Mumya Yazarın adı:Suat Derviş Sayfa sayısı:206 Kocasının ölümünden dolayı kendisini suçlayan Seza günahlarından arınmak için hacca gitmeye karar verir. Fakat pek rahat edemez. İstanbul 'da tanıştığı Charlie Dawson hacda da karşısına çıkar ve Seza'yı adım adım izler. Charlie 'nin Seza'dan istediği nedir? Neden bu genç dulu saplantı haline getirmiş? Bu soruların cevabı satır aralarındaki aşk hikayesinde gizli. Dahası bu ölümsüz aşkın kahramanı....???????
Dirilen MumyaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021103 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2024 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2024 00:00
Kitabın adı:Dirilen Mumya Yazarın adı:Suat Derviş Sayfa sayısı:208 1902 senesinde geçen bu kitabın kahramanı Seza kocasını kaybetmiştir ve bundan kendini sorumlu tutar. Günahlarının bağışlanması ve vicdanın bir nebze de olsa rahatlatması için Hac görevini yapmak için Mekke yollarına düşer. Ama İstanbul'da karşılaştığı esrarengiz bir adam Mekke yollarında da karşısına çıkar ve...
Dirilen MumyaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021103 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2023 77. kitabı
DİRİLEN MUMYA-SUAT DERVİŞ,205 sayfa Suat Derviş ilk kez okuduğum bir yazar.Ama onunla ilk tanışmam Osman Balcıgil hocamın hayatını anlattığı muhteşem kitabı İpek Sabahlık ile oldu.Çok zorlu ama yılmayan,hiç bir şeyden korkmadan ,çekinmeden yazması,yurt dışında çok zorlu bir hayat geçirmesi onu hiç bir mücadeleden kaçırmamış.Çok güçlü bir yazar olmasını sağlamış.Bugün bile kitapları hala okunuyorsa ve bir çok yazardan daha çok satılıyorsa kitapları ,çok iyi bir yazar olduğunu gösteriyor. Kitabımıza gelirsek;dili akıcı,sade ve anlaşılır.O yıllarda böyle bir konu işlemesi Suat Derviş’in kaleminin ne kadar güçlü ve ileri görüşlü olduğunu gösteriyor.Kitap zevkle ve hızla okunuyor. Kitabımızda Osmanlı döneminde çok genç ve zengin bir Paşa kızı ve Sarayda çalışan zengin yaşlı bir Paşa’nın karısı olan Seza’nın hayatı anlatılıyor. Kitap ,bir alışveriş sırasında Seza’nın tesadüfen peçesini bir anlık açması,İngiliz Charlie ile karşılaşması ve anında İngiliz’in ona aşık olması ile başlıyor.Charlie evli Paşa karısı Seza’nın peşini bırakmıyor ve fayton ile eve kadar onu takip ediyor.Günlerce yalının etrafında dolaşıyor.Taki bir gece Seza’nın odasına pencereden girip Paşa’nın bunu görmesi ve şaşkınlıktan kalp krizi geçirip ölmesine kadar. Kocasının ölümününden dolayı kendisini suçlayan Seza günahlarından arınmak ve Allah’a tövbe etmek için hacca gitmeye karar verir.Kutsal topraklarda da onu adım adım takip eder Charlie.O dönemin zorlu hac yolculuğu ,kervanlarla yapılan uzun ve tehlikeli seyahat,haraççı Arap kabileleri,can güvenliğinin olmaması,Seza’nın güzelliği başlarına büyük dert açar. Bir gece dinlenme molasında çöl bedevîleri tarafından çadırları basılıp Seza Araplar tarafından kaçırılmaya çalışılırken bir çoban olan Ömer bin Osman tarafından kurtarılır.Ömer bin Osman
Dirilen MumyaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021103 okunma
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2022 43. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2022 00:00
Seza, kendinden yaşça büyük bir paşa ile evli güzeller güzeli genç bir kadındır. Büyük bir konakta zenginlik içinde yaşar. Alışverişe çıktığı bir gün sarışın bir yabancı ile karşılaşır ve bu yabancı o günden sonra sürekli peşindedir. Yabancı adamdan etkilendiği için kendi kendini suçlayan Seza, kocasının ölümünden de kendini suçlamaktadır. Akrabaları ile günahlarından arınmak için hacca gider. Ancak yabancı burada da peşini bırakmaz. Üstelik hac kafilesi çölün ortasında vahşi bedevilerin saldırısına uğrar. Seza için korku dolu günler başlar. Peki kendisini takip eden adam genç kadından ne istemektedir? Ayrıca yanında her yere götürdüğü tabutta ki mumya kimdir? Yazardan okuduğum üçüncü kitaptı. Bütün kitapların hepside tür olarak birbirinden oldukça farklıydı. Yazarın kalemi inanılmaz sürükleyici. Bu kitabı ise gotik öğelerle bezenmiş ilk mumya kitabı olarak kabul edilebilir. Temmuz ayında yazarın polisiye kitabını okuyacağım, onu da çok merak ediyorum. Türk Edebiyatının ilk kadın yazarlarından olan Suat Derviş'i okumadıysanız mutlaka tanışmalısınız.
Roman
Dirilen MumyaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021103 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Suat DervişYazar · 36 kitap
Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde gazeteciliğe başlayan Suat Derviş Hanım, ülkenin öncü gazetecilerinden biri ve döneminin en üretken yazarlarındandır.. Otuza yakın roman, pek çok hikaye, makale, eleştiri ve çeviriler yayımlanan Suat Derviş'in en bilinen eseri Fosforlu Cevriye'dir. Eserleri yabancı dillere çevrilen ilk Türk yazarlardandır. Adı, toplumcu gerçekçilik ile birlikte anılır. Avrupa'ya muhabir olarak giden ilk kadın gazeteci, ilk basın sendikasının beş kurucusundan biri ve ilk başkanı, Devrimci Kadınlar Birliği'nin kurucusudur. Kadın hakları, demokrasi alanlarında mücadele etmiş bir aktivisttir. 1903 yılında İstanbul'un Moda semtinde dünyaya geldi. Varlıklı bir ailenin ortanca çocuğu idi. Ailesi ona Hatice Suat adını koydu ancak Suat erkek ismi olduğundan kayıtlara Hatice Saadet olarak geçti. Babası, Darülfünun'un kurucularından kimyager Müşir Derviş Paşa'nın oğlu tıp profesörü İsmail Derviş Bey, annesi Abdülmecid'in mabeyncilerinden Kamil Bey'in kızı Hesna Hanım'dır. Osmanlı'da Telefon İdaresi'nde çalışmaya başlayan ilk kadınlardan Hamiyet Hanım'ın kardeşidir. Çocukluk çağında evde özel eğitim görüp Fransızca ve Almanca öğrendi. Eğitimine Kadıköy Numune Rüştüyesi'ne, ardından Bilgi Yurdu'na devam etti. Çocukluğundan itibaren yazmaya ilgi duydu. Hezeyan başlıklı mensur şiirini, çocukluk arkadaşı Nazım Hikmet 1918'de Alemdar gazetesinin edebiyat ekine göndererek yayımlattı. Bu, onun yayımlanan ilk eseridir. Henüz çocuk yaşta olan Suat Derviş edebiyat dünyasına Mehmet Rauf tarafından 'hassas bir ruha sahip ve olgun bir müellifin habercisi" olarak tanıtıldı. Bu yıllarda Nazım Hikmet ile arkadaşlığının şairin ona duyduğu tek taraflı bir aşka dönüştüğü iddia edilir. Şair Nazım Hikmet, 1920'de Gölgesi adlı şiirini Suat Derviş'e ithafen yazmıştır. İlk eserleri Suat Derviş'in ilk romanı olan Kara Kitap 1921 yılında basıldı. Edebiyat dünyasında hayret ve şaşkınlıkla karşılanan bu eserde ölüme mahkum güzel ve hassas bir genç kızın son nefesine kadarki yaşama arzusunu belirten iç seslerini ve duygularını anlattı. 1923'de yazdığı Hiç Biri romanını, Ne Ses Ne bir Nefes (1923), Bir Buhran Gecesi (1924), Fatma'nın Günahı (1924), Gönül Gibi (1928) ve Latin harfleri ile yazdığı ilk eser olan Emine(1931) romanları izledi. Bu romanlarında İstanbul'un üst düzey yaşamından kesitler sundu; ilişkileri anlattı; kadının toplumsal konumunu özgürlük talebini irdeledi. 1925'te ilk hikayeleri Almanca'ya çevrildi. İlk gazetecilik deneyimleri Derviş, ilk romanı yayımlandığı sırada Alemdar gazetesinde çalışmaktaydı. 1922'de Ankara hükümetinin temsilcisi olarak İstanbul'a gelen Refet Bey'le ilk röportajı Alemdar gazetesi için yaptı. Bir süre sonra Alemdar'dan ayrılıp İkdam'a geçti ve gazetede bir kadın sayfası hazırlayacak bu konuda öncü oldu. Berlin yılları 1927'da konservatuar eğitimi için kardeşi Hamiyet Hanım ile birlikte Almanya'ya gönderildi; Berlin'de Sternisches Konservatuvarı'nda piyano dersleri aldı. Bir süre sonra ailesinden habersiz Berlin Üniversitesi Felsefe ve Edebiyat Fakültesi'ne kaydoldu. Faşizmin yükselmesine tanıklık ettiği Almanya'da öğrenciliği sırasında gazete ve dergilerde çalıştı. Yazıları çeşitli edebiyat ve sanat dergilerinden siyasi gazetelere kadar pek çok yayın organında yayımlandı. 1932'de babasının ölümü üzerine fakülteden mezun olmadan Türkiye'ye döndü. Yurda dönüş ve 1930'lu yıllar Yurda döndükten sonra Babıali'nin başarılı muhabirleri arasına girdi; İstanbul, İzmir, Adana ve Ankara'da çıkan pek çok gazetede yazılar yayımladı. Bir yandan da roman tefrika etmeyi sürdürdü. Onu Bekliyorum (1934), Onları Ben Öldürdüm (1935), Baba Oğul (1936) romanları çeşitli gazetelerde tefrika edildi. Resimli Ay'da çalışmaya başlaması ile solcu basın dünyasına adım attı. 1936 yılında Son Posta gazetesinde çalışırken Montreeux Konferansı'nı izlemeye gitmesi ona yurtdışına giden ilk kadın gazeteci unvanını getirdi. 1936 yılından itibaren çalışmaya başladığı Tan gazetesinde kadın sorunlarına değindi ve dış siyaset olayları ile ilgili haberler yaptı. Bu gazetede çalıştığı dönemde Sovyetler Birliği'ne yaptığı gezi, düşünce dünyasını etkiledi. Dönüşünde yayımladığı röportaj dizisi, "kıpkızıl komünist" olarak damgalanmasına ve gazeteden ayrılmak zorunda kalmasına neden oldu. Gezinin yapıldığı 1937'de tefrika edilen Bu Roman Olan Şeylerin Romanı görüşlerindeki değişimi yansıtır. Gazetelerde nazizme, faşizmin yükselişine ve adaletsizliğe karşı yazılar yayımlarken romanlarında köşklerde yaşanan aşkları, yemek ziyafetleri ve davetleri yazmayı reddeden yazar, artık toplumcu- gerçekçi bir edebiyat anlayışına yönelmiştir. 1938'de Bir İstanbul Gecesi tefrika edildi, 1939'da "Hiç romanı yayımlandı. Politik yaşamı ve mahkumiyeti Suat Derviş'in sol görüşleri, kısa süren ilk üç evliliğinin (Seyfi Cenap Berksoy, Selami İzzet Sedes, Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu ile) ardından 1941 yılında Türkiye Komünist Partisi (TKP) genel sekreteri Reşat Fuat Baraner ile yaptığı evlilik ile pekişti. Baraner ve Derviş'i bir araya getiren, partinin talebi doğrultusunda çıkarttıkları "Yeni Edebiyat Dergisi" olmuştu. Çift, Türkiye'de toplumsal gerçekçi akımın ilk yayın organlarından sayılan dergiyi 15 Ekim 1940-15 Kasım 1941 arasında yirmialtı sayı yayımladı. Derviş, dergide kısa öyküler, fıkra ve eleştiriler yazdı. Orhan Kemal, Mehmet Seyda, Hasan İzzettin Dinamo gibi genç yazar ve şairlerin tanınmasına yardımcı oldu. 1944'te Zeynep İçin romanını yazdı. Aynı yıl Biz Üç Kardeşiz, Fosforlu Cevriye, Çılgın Gibi' romanları gazetelerde tefrika edildi. "Niçin Sovyetler Birliğinin Dostuyum?" adlı incelemesinin 1944'te yayımlanmasından sonra gazeteci kimliği ile hiçbir yerde iş bulamayan Suat Derviş, gerçek ismi olan 'Hatice Saadet Baraner' yerine takma adla yazılar yazmaya başladı. Aynı yıl TKP Soruşturmaları ve tutuklamaları çerçevesinde eşi Reşat Fuat Baraner ile birlikte tutuklandı. Sorgu sırasında çocuğunu düşüren yazar, Reşat Fuat Baraner'i sakladığı ve yasadışı Türkiye Komünist Partisi'ne katıldığı gerekçesiyle yargılandı, 8 ay tutuklu kaldı. Hapisten çıktıktan sonra büyük sıkıntı çekti.. Geçimini sağlamak için Almanca, İngilizce ve İtalyanca çeviriler ve editörlük yaptı. Tiyatro piyesleri ve radyo skeçleri yazdı. 1947'de "Büyük Ateş ", 1950'de "Yaprak Kıpırdamasın " romanları tefrika edildi. Paris yılları 1951'de tekrar tutuklanan eşinin 1953'de yargılanmaya başlaması üzerine kendisinin de tekrar tutuklanma olasılığına karşılık ülkeden ayrıldı; İsveç'teki ablasının yanına yerleşti. Avrupa'da çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yayımladı; kendisini yurtdışında tanıtacak kitapları kaleme aldı. Zeynep İçin romanını Ankara Mahpusu adıyla yeniden yazdı. Romanı, ablası Hamiyet Hanım Fransızca'ya çevirdi. 1957'de Le Prisonnier d'Ankara adıyla yayımlanan eser on sekiz dile çevrildi ve o kadar beğenildi ki eleştirmenler tarafından Ivo Andriç'in Drina Köprüsü'nden bile daha iyi bulundu. Daha önce yayınlatamadığı Çılgın Gibi eserini Fransızca'ya çevirdi. Eser, Les Ombres du Yali (Yalının Gölgesi) adıyla 1958'de yayımlandı. Yurda dönüşü Reşat Fuat Baraner'in hapisten çıkmasının ardından 1963 yılında Türkiye'ye döndü. Bu dönemde takma isimler roman ve hikayeler, çocuk masalları yazdı, tercümeler yaptı. Aksaray'dan Bir Perihan adlı romanı 1963'te Gece Postası'nda tefrika edildi. Fosforlu Cevriye, öğrenci ayaklanmaları ve sert isyanların zirveye ulaştığı 1968'de May Yayıncılık tarafından Ankara Mahpusu ile birlikte yayımlandı. Son yılları ve ölümü 1968 yılında eşini, 1970 yılında ise ablasını kaybetmesi onu derinden etkiledi. İki gözünde de ciddi sağlık sorunları çıkana kadar yazmaya devam etti. Moskova'da geçirdiği ameliyat sonrası gözlerinden birinin belli oranda düzelmesinin ardından arkadaşı Neriman Hikmet ile birlikte Devrimci Kadınlar Birliği'nin kuruluşunda görev aldı. Derneğin kapatılması üzerine yeniden yazarlığa ağırlık verdi. Sürekli göz altında tutulan Şişli'deki evini devrimci gençlere açıp onları gizledi. 1971'de evi basıldı, birçok solcu genci evinde sakladığı ortaya çıkınca tutuklandı. Ertesi sene Fosforlu Cevriye 'yi Gülriz Sururi için senaryoya dönüştürdükten kısa süre sonra şeker hastalığının vücudunda yarattığı tahribat sonucu hastaneye kaldırıldı. 23 Temmuz 1972'de Kasımpaşa Askeri Deniz Hastanesi'nde hayatını kaybetti.