Puan vermedi·95 syf.··
2022 49. kitabı
Yazar topladığı çeşitli anıları ve arada da kendi çıkarımlarını yazmış. Ölüm cezası, kan davaları, tetiği başkasına çektirmek; ülkemizdeki çarpık olayları başlıklar altında sunmuş. Olaylar sarsıcı, düşündürücü, çaresizliğe itici. Ceza hukuku fakültede en ilginç derslerden olsa da ceza hukukçusu olmanın ne kadar ağır olduğunu gösteriyor. Adaleti sağlamak nasıl mümkün ki düşüncesine kapılıyor insan. Ama belirtmek isterim ki yazarın suçluya hümanist bakış açısında beni rahatsız eden yönler var. Suçlu da yalnızca bir insan, ona bu gözle bakmalıyız evet ama, yazar yeri gelince kendi ahlaki değerlerine göre de ayrımcılık yapıyor. Biri koşullar nedeniyle suç işlemeye itildiyse onun cezalandırılmasından esef duyuyor, koşulları oluşturan kişiyi kınıyor. Ama koşulları oluşturan da bir insan ve onu böyle bir hayata neyin ittiğini bilmiyoruz. Empatinin sınırları nereye kadar gitmeli? Düşüncelerim tam oturmuş değil, ancak hukukun belirsiz sınırlardansa ancak katı sınırların içinde var olabileceği kanısındayım. Gerçeğe ulaşmak için bütün çaba gösterilmeli, ama insanın iç dünyası ancak bir yere kadar dikkate alınabilir.
Bir Ceza Avukatının AnılarıFaruk Erem · Lykeion · 20201,239 okunma
·
103 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.