Kitabın konusu tipik bir namus cinayetini anlatıyor. Bunu kitabın en başında da yazar tarafından zaten veriliyor ancak bu kitabın sürükleyiciliğinden hiçbir şey kaybettirmiyor. Özellikle kitapta yeni bir karakter girdiğinde onun 10 - 15 yıl sonraki halini ve akıbetini anlatması çok hoşuma gitmişti. Hikaye çoğu açıdan dramdan başka bir duygu hissettirmiyor. Santiago Nasar gerçekten suçlu mu? Angel Victoria doğru mu söylüyor? Bu sorular okurken sürekli sizi güncel tutuyor. Genel olarak kitap toplum yargısının dışa vurumu ve bunun sonuçlarını en acı haliyle size sunuyor. Kırmızı Pazartesi