Eser miktarda spoiler vardır.
Ben Alminayı çok sevdiğim ve okuma zevkine de güvendiğim için bu kitaba gerçekten de ön yargısız (wattpadte yazılan çoğu kitaba maalesef olur) ve büyük bir merakla başladım. Okudukça maalesef klasik bir wattpad kitabından farksız oldu benim için. Aralarda “Sana ne yapacağını söyleyemem ama istersen yap.” şeklindeki sözleri gayet hoşuma gitti. Başlarda gerek olayların aşırı hızlı gelişmesi gerekse karakterlerin kişilikleri olsun sanki Beyza Alkoç’un Karantina kitabını okuyormuş gibi hissettim. Hatta hemen karakterleri yerleştireyim.
Alphard: Ciddiyeti, hiç gülmeyip asla mutlu olmaması, kitabımızın Romeosu = Onur
Alnilam: Grubun yengesi, kitabın Julieti, kendisini baş belası olduğuna inandırıp asla yüzü gülmeyeni, kitap boyunca aşk acısı çekeni = Zeynep
Capella: Her şeye gülüp herkesin çok sevdiği = Burak
Polaris de Mert oluyor bu durumda.
Rigele de herkese iyi görünüp sonradan her şeyin sorumlusu çıktığı için Ender demezsem içim rahat etmezdi.
Beyza AlkoçKarantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikâyesi - Dördüncü Perde
İkinci kısım olarak adlandırdığım gölgeler diyarının anlatıldığı yerlerde ise okumaya başladığımdan beri The Good Place dizisini okuyormuş gibi hissettim.
Rigele: Mekanın sahibi = Michael
Alnilam: Yeni gelen = Eleanor
Polarise de Alnilamın yanında yaşadığı için Chidi diyebiliriz.
İnsanların hayalindeki evlere o yaşamda ulaşması ve çıkan karmaşalar da diziye baya benzerlik gösteriyordu.
Son olarak yazara ve Martı Yayınlarına ilettiğim ama sizinle de paylaşmak istediğim yazım hataları
Sayfa 182: Bin bir yanlış yazılmış
Sayfa 256: Ayakucu yanlış yazılmış