"Senin için bir şey getirdim."
Bir kelebeği taşıyormuş gibi özenle tuttuğu bir parça kumaş çıkardı cebinden. Kumaşın katlarını açınca içinden yıpranmış, koyu mavi bir hercaimenekşe çıktı.
"Bu vedaların çiçeği," diye fısıldadım. "Buruk bir ayrılık."
"Sonsuz aşk anlamına geldiğini sanıyordum." dedi.
"O mavi menekşe," diye açıkladım.
"Mavi menekşeymiş gibi yapsak olmaz mı?" Gülümsedi.