Puan vermedi·260 syf.····Okunma: 18 Temmuz 2022 20:25 Antoine Roquentin'in bulantısını iliklerime kadar hissettim.Bulantı'yı hissettim evet.İlk kez bir kitabı okurken halıya oturma, yere inme, eğilme, bükülme, ayakta okumak gibi hâllere büründüm.Yer yer ofladım, içim sıkıldı lâkin bu asla olumsuzluk hissi yaratmadı bende.Bilâkis Sartre'nin o etkileyici kaleminin gücüne teslim oldum.Hani bazı insanların bazı duyuları gelişmiştir;kokuyu daha iyi alırlar, küçük sesleri duyarlar, detayları algılarlar, görürler.İşte bazı ruhlar da böyledir. Daha hassas, daha duyarlı..Bu da düşünmeye ve yer yer ruh bulantısına yol açar.Çok tanıdık geldi Roquentin'in bulantıları.
"Nesnelere uzun uzadıya bakmak da iyi gelmiyor bana.
" Peki, niçin?"
"Tiksindiriyorlar beni."
Peki kimler uzun uzadıya bakmaktan alamıyor kendini?
Neden kimileri sadece yaşarken, kimileriyse var olmanın sancısıyla, mide bulantılarıyla boğuşmak zorunda kalıyor?
Hani midemizi bulandıran bir deneyim yaşarız, bir çürük yumurta, bir bozuk ayran, bir hastalığımızın süreci..
Hani bazen o bulantılı kötü deneyimlerimizin anılarını tetikleyen etkenler olur.Bu kitap ben de tetikleyici oldu; yıllardır yaşadığım bulantıları gün yüzüne çıkardı.
...
Beni plaktan çalan "Some of these days/You'll miss me honey" şarkısının birkaç kere kitapta kulağıma tasvir edilmesi ve Anny ile yapılan diyalogların olduğu sayfalar çok büyüledi.Lâkin bu estetik güzellikler "Bulantı