bu kitabın ilk sayfasının aşağı alt köşesinde Güneş’e simetrik olarak belirsiz bir İsrailoğlu duruyor
Meryem Ana’nın lekesiz kalbi Fatima’da görünüyor her şeyi unutturacak bir mucize mi beklediğimiz?
UZAK FIRTINA
Bir Yağmur Penceresinden
önce güzel bir dünya öldü sonra güzel dünya düşleri
20
Uzak Fırtına
uzak fırtına bir gün seni yazacağım ağır aynalar olacak yalnız seni yansıtan elektrikli bir güzellik olacak ve parafin kulaklarını acıtan
31
Hâlâ üstünde gama ışınlarının titreştiği bu anılar senin olsun...
34
Bir Güneş Çekilmesi
Kadife Yeraltı
Yeni bir dünya yok Yeni bir dil olmadan
48
Eskil Denizlerin Köpüğünde
Okyanusların Kenetlendiği Yer
Terra Del Fuego
Gör, o tuhaf kitabı, ağızda lokum, bağırsaklarda acı!
KARAR VERİN DİYORUM BEN SİZE KARAR VERİN BÜTÜN BU DURUMLAR KARŞISINDA NE YAPACAKSINIZ
nedir senin yerin şiir uzamımda benim kurtulamadığım bir imge misin duraksadığım bir dize bir şiirde mi tutuklu kaldım ya da yüreğinde
pek az kişinin ancak farkına varabildiği o çivilenmiş pencereyi açmak istiyorsam eğer boynuzlarımdan başka kullanabileceğim bir şey yoktur..........
gün doğarken esir tüccarları hazır bizi ikimizi taşımaya ucunda mercanlar kılıçlar taşıyan opalin bir sabaha
“Yeis âşıkları koleradan daha çabuk yıkar.”
seninleyken saat benim en sevdiğim
“Ve sen, ey iç huzuruna kavuşmuş ruh, dön Rabbine razı olarak sen O’ndan O senden; karış has kullarım arasına, gir cennetime benim!”
sensiz geçirilen “kırk sekiz saat, tıpkı alkalik çözeltide olduğu gibi, mutluluğun kristalini yaratır.”
seninle biz hiç kavga etmeyelim çünkü geyikler kavga ettiğinde boynuzları birbirine dolanır ve ölürlermiş
trigonometri...
trigonometri gibi bir şey bu kitap saatler, geyikler ve kumrular arasında?
Sen açacağın onca belaya değer misin?
Ah bırak konuşsunlar, gülsünler heryerde heryerde heryerde bizi koruyan bir güç olduğunu bilmiyor ki onlar Merak etme yakında bunu anlayıp susacaklar
Zamanın hızlandığını söylüyorlar Zaman neye karşı hızlanacak
fakirlikti en büyük işkence aleti
Asıl şiir buradan sonra başlıyor C. Süreya dahil
kendini en kötü gibi koyarsan insanlar yalvaçca bakar sana ve yunuslar aşağı yukarı sıçrarlar havada…
Modernliğe yürüyüş Sıkı bir gecedir Haça gerilme gecesine Benzer bir biçimde Ki tekrarlar kendini Sonsuza dek Edebiyat / Çılgın Bakire
ONA KÖTÜ BİR ŞEY OLSUN İSTEDİM. BANA ÂŞIK OLSUN İSTEDİM.
O seni bir İstanbul kentinde bekliyor olacak
Ekmek alıp eve gitmediğimiz günlerdi.” Ömer Hayyam’ıyız zamanın Ne yazık ölüyoruz! başka âlemlerde...