Sevgili Zeze; Senin oyunlarına,kalbine,sohbetine,yaşantına konuk olmayı o kadar çok isterdim ki.Sen bana konuk oldun zira yüreğime en derinden.Geç tanıdım seni bu derin yolculukta ama güç olmadı 40 yıllık dostmuşçasına ısındı yüreğim yüreğine.Ah be Portuga…Zeze’yi döven o kötü adam olarak kalsan nolurdu?Ayrılık acıtmazdı böylesine canımı,yaşlar doldurmazdı böylesine gözümü.Sahiden bıraktın mı Zeze’yi ,gittin mi o birlikte seyrettiğiniz maviliğe.Kimse de demedi ki bana okuma bu kitabı göz yaşlarının esiri olursun diye .İyi ki de demediler belki de. O güzel yüreğin,minik kuşun ellerimin içinde sımsıcak atıyor.Ve senin sıcaklığınla el sallıyorum .Hoşçakal Zeze.