Kitapta 3 öykü yer alıyor. Stefan Zweig bu öykülerde toplumdan dışlanmış insanların sefil yaşamlarında dönüm noktası olan olayları anlatıyor ve dönemin insanlık durumunu analiz ediyor. Zweig'e göre karakterlerinin başlarından geçenler "yazgı" değil insanlığın iflasının sonucudur.
1. Lyon'da Düğün
2. İki Yalnız İnsan
3. Wondrak
Bu öyküler arasında en beğendiğim ilki oldu. Çok kısa olmasına rağmen roman etkisi verebilen bir öykü. Okurken daha uzun olsaymış diyebiliyorsunuz. Bu sebepten ötürü inceleme yapmak istedim.
Bu öykü Fransız devrimi esnasında geçiyor. İç savaşlar ve sorunlu yönetim sebebiyle son derece korkmuş ve çökmüş bir halk var. Kendini vatanperver gören, yeni atanan halk temsilcileri ise bu halka zulmederek tamamen sindirmek istiyorlar. Sonunda zavallı halkı idam etmek için giyotin; mezarlar için toprak yetersiz kalıyor ve idamı yayılım ateşiyle, cesetleri ise Rhóne Nehri ile çözüme kavuşturuyorlar.
Yine bir gün bir grup hükümlü mahzene getirilir. Birbirlerini tanımayan fakat aynı sona sahip olacaklarını bilen bu grup sanki aralarında anlaşmış gibi her şeyin farkında olarak konuşmadan ölümü beklemektedirler. Bu hükümlülerin gözleri önünde birazdan büyük bir kavuşma vuku bulacaktır. Kavuşanlar ise, ölümü bekleyen bir delikanlı ve onun öldüğünü zannederek yanına gitmek için idam edilmek üzere suç işleyen genç kız...