.. Kitabın ortalarında kitapta bahsedilen şarkıyı ararken YouTube da güzel playlistler gördüm, dinlemek isterseniz göz atabilirsiniz.
Bir kesimin kitaba karşı -özellikle bunda sosyal medyayı okuduğu metni nasıl eleştirmesi gerektiğini dahi bilmeden kitap yorumlayarak ticari mecraya dönüştürmeye çalışanların muhtemel olumsuz değerlendirmesinin hatrı sayılır bir payı var - büyük bir önyargısı olduğunu gördüm.
Tabii kitabın arka kapağı vs si olmadığı için içeriğini bilmeden almış da olabilir insanlar, bu bir olasılık. Ama insan önce ne okuduğunu bilmeli ki okuduğu şeyi ona layık yorumlayabilsin. Amiyane tabirle tarih kitabı alıp coğrafya çıkmasını beklemek gibi bir şey. Sığ kalıyor.
Ergenlik çağındaki bir erkek çocuğun yaşadığı buhranı okuyoruz. Adı üzerinde ergen. Yani yazarın kalemini beğenmemek ayrı, karakterin yaşına uygun olan davranışı beğenmemek ayrı bir şey. Her başkahraman testesteron bombası, acıların çocuğu Emrah gibi alışılageldik kalıplarda mı olmak zorunda illaki?
Kitabın başlarında karakterin yaşından mütevellit uyum sağlamakta zorlandım, kitap ilerledikçe karakterin dünyasını anladıkça ayak uydurdum. Kitapta en sevdiğim şey, yazarın bir olayı anlatırken sıkmadan ve algıyı dağıtmadan kararında yaptığı betimlemelerdi. Özellikle son 40-50 sayfa kitabın en doygun kısmıydı. Hem duygusal, hem düşünsel anlamda.
Kitap bu kadar sansasyon malzemesi olmasaydı yine bu kadar okunur muydu orası muamma. Ama en azından yapıştırılan etiketlerden kurtulup daha rafine bir okur kitlesi tarafından daha iyi anlaşılırdı diye düşünüyorum.