Kumlu Köyünü Sev!
Puan vermedi·184 syf.··
2022 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2022 11:40
Edebiyat, benzer verilerle labaratuvar ortamında aynı koşulların aynı sonuçların alındığı bir bilim dalı olmadığına göre okunan her kitabın, kişinin algılarına bağlı olarak farklı bakış açıları doğrultusunda eserlerin farklı yorumlanması son derece normaldir. Yani her okur, okuduğu her metinden farklı mesajlar alabilir. Dolayısıyla Kobo Abe'nin Kumların Kadını adlı eserinde, ön planda tutulan konunun farklı yorumlara ve tartışmaya son derece açık olduğunu düşünüyorum. Kumlar tarafından ele geçirilmiş, dünyanın geri kalanından tamamen izole olmuş bir köye hâkim olan Komünal yaşamın, köy sakinlerini birer tutsağa dönüştürüp özgürlüklerinin sınırlarını da belirlemesini anlatan romanda, tutsaklık ve özgürlük kavramlarının göreceli olduğu sonucuna ulaşmakta kaçınılmaz oluyor. Yani bireyler hem kumun hem de ilkel bir komünist sistemin esareti altındadır. Nitekim günün birinde bu kumdan köye bilim literatürüne geçmek amacıyla henüz kataloglandırılmamış böcek türünü keşfetmek isteyen böcekbilimci bir öğretmen gelir. Adam, son otobüsü kaçırınca, köyde mahsur kalır ve köylüler onun köyde genç bir dul kadının evine yönlendirirler, bu kadın bir ip merdivenden aşağıya inip çıkılabilen, kum tepesinin altındaki bir kulübede yaşıyordur. Bu kulübenin içinde; elektriğin, suyun, yatağın kısacası en temel ihtiyaçların dahi bulunmadığı son derece ilkel bir hayat mevcuttur. Günün belli bir zamanında kulübenin etrafına dolaşan kumları küremekle sorumlu olan insanlar, bunun karşılığında su ve gıda ihtiyaçları karşılanır. Kulübelerde yaşayan hiç kimse ne bu sorumluluktan kaçınabilir ne de kulübelerini terk edebilirler. İçine hapsedilen bu Komünal hayatı açıkça reddeden ve ordan kurtulmanın yollarını arayan öğretmen için kapital hayat ona göre ulaşılmaya çalışılan bir yer olarak tasvir edilir. Köyden-Kente ya da Komünal hayattan- Kapital hayata doğru yapılan kaçış temasının sürekli olarak tekrarlanan bir eyleme dönüşmesi, öğretmenin varoluş problemiyle de yüzleşmesi anlama gelir. Yani varoluş problemi, kendi varlığının ait olduğu kapitalist mekândan soyutlanışı ile başlar. Hikâye boyunca şahit olduğumuz özgür olma isteğinin, bir insanın doğasından koparılıp alınmasından, köyden kaçış olanağı eline verilmiş olsa bile artık kendini kuma mahkum hissetmesine doğru evrildiğidir. Gerek sıradışı konusu gerek özgürlük, tutsaklık gibi kavramların ne olduğu konusunu sorgulatıp, üzerinde düşündürtmesi açısından çok keyif alarak okuduğum bir metin oldu benim için.
Kumların KadınıKobo Abe · Monokl Yayınları · 20172,895 okunma
·
325 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.