Puan vermedi·125 syf.··
2022 6. kitabı
Günümüz şartlarında üniversitelere verilen felsefe dersinin yeterli olup olmadığını veya o dersi veren profesörlerin bu donanıma sahip olup olmadığını, verilen dersin sofistik bir bakış açısıyla paralı bir şekilde yapıldığında; o dersin hakkını veriyor mu veya ahlaken ne kadar doğru olup olmadığını sorgulayan bir Schopenhauer kalemiyle karşı karşıyayız. Genel olarak üniversitede profesörlerin bu yetkiye sahip olmadığını bilakis kendilerine bile yetecek kapasiteleri olmamasına rağmen bu tür durumlara soyunmalarını şiddetli ve öfkeli bir şekilde eleştirmektedir. Bu noktada profesör ve rahiplerin tam olarak düşünce noktasında özgür olamadıkları ve iktidar veya devlet yöneticilerinin çıkarları doğrultusunda fetvalar veya sözde felsefenin verildiğini açıklamaktadır. Hegel'i kendine özgü sert kalemi ve bağnazca mizacıyla eleştirmektedir. Hegel'in yapmış olduğu felsefenin tamamıyla İmmanuel Kant'ın bir taklidi olduğunu ve ondan öteye geçemediğini lakin başarısı söz konusuyken bir nevi onu kıskandığı gerçeğini düşünmeye başladım. Genel olarak cehalet toplumlarında, felsefenin üniversitelerde değer görmediği bir üniversitenin tam olarak işlevi olmadığı gerçeğine sonuna kadar katılmakla beraber yaşadığımız toplumda söz konusu felsefe olduğunda; ya dinsizlikle ya da delilikle lanse edildiği için çağa veya gelişmiş toplumlara nazaran çok gerideyiz. Okunması gereken bir kitabı bırakıyorum buraya. Kitapla kalın
Felsefe
Üniversiteler ve FelsefeArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 2008375 okunma
·
312 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.