Yeterince kitap okuduğunuzda kitapların birbirini tekrar ettiğini fark ediyorsunuz. Mükemmel addedilen o olağanüstü kitapları bir türlü bulamıyorsunuz. Daha kötüsü genelde bir şey de hissetmiyorsunuz. Bazen sadece yaşamdan kaçmak için okuyorsunuz ve kitabı kapattığınızda her şey sona eriyor. Daha fazla üzerine düşünülecek ne kadar az kitap yazıldığını fark ettiğinizde şaşırıyorsunuz. Ben ne yazık ki her seferinde umut etmekten vazgeçemiyorum, bu sefer daha fazlası olacak derinden sarsacak diyorum. Ne yazık ki olmuyor... Bu kitap da öyle bir kitaptı. Çok şeyler vaat edilmese de Damızlık Kızın Öyküsü'yle kıyaslanmak başarısının kanıtı olmalıydı. Ancak kitap sadece sizi mutsuz etmek için yazılmış gibiydi. Daha önce bu kadar moralimi bozup, beni sinirlendiren başka bir kitap okuduğumu hatırlayamıyorum. Ahh bunun başarısının kanıtı olduğunu düşünebilirsiniz ama o kadar fazla tekrarla kitabı doldurduğu yetmiyormuş gibi bir de vereceği mesajı ya iyi ayarlayamamış ya da ne olduğunu unutmuş olacak ki o tekrarlarla kitabı bitirip hiçbir şey anlatmadığında durup düşünmenize bile gerek kalmıyor. Anlayamıyorum insan neden yayınlayacağı kitabı bir kere okumayı düşünmez ya da diyelim her kitap mesaj vermek zorunda değil peki neden o kaygıyla yazarsın bırak daha iyi yazanlar senin yerine yapsın. Belki çok fazla yerdim belki de kitaptaki olmamışlığı fazla abarttım. Yine de bence kadının kadınlığı üzerindeki kalıpları sadece yansıtmak için yazılmış bu kitap okunmamalı. Hatta bu kitaba bu kadar uzun yorum bile yapılmamalı.