Merhaba sayın okurlar!
Kimler kimler acı çekmiştir bu aşk uğruna... Nelere göğüs germiştir...
Sorsam bir sürü insan aşık olmayın der ama kendini de o aşkın içinden söküp alamaz.
William Shakespeare kitabında kendi söylemiş zaten:
"Ah, uzaktan nazik görünen aşk
Nasıl da acımasız ve kaba denendiğinde!" diye.
Aşka inanır mısınız?
Acaba gerçek aşk var mıdır?
Varsa bir gün bizi de bulur mu?
Ya da kavuşa bilir miyiz bir gün aşık olduğumuz insana?
...
Kitabı okuyunca kafamda bir sürü soru işaretleri... Bazılarının cevabını kendim bulmaya çalıştım, bazılarını kitabı okurken buldum, bazılarını ise hâlâ arıyorum.
Belki de aşk sadece okuduğumuz romanlarda, izlediğimiz filmlerde, hayal ettiğimiz karakterlerde güzeldir.
Kim bilir belki çoktan birimiz bu aşkın tutsağına düşmüştür, kimimiz düşmek üzeredir, kimimiz de aşkın tutsağına düşmek için çaba sarf ediyoruzdur.
Ama ben zamanını bekliyorum. Çünkü şuna inanırım " Sen ne kadar koşarsan koş peşinden, ne kadar çırpınırsan çırpın olmayacak ise eğer çaba sarf etmek boşuna."
Kitabın incelemesine tam başlamadan önce kitabın yazarı William Shakespeare'ın hayatından kısaca bahsetmek istiyorum.
William Shakespeare, yazar, oyun yazarı ve oyuncudur. Günümüze ulaşan eserleri 38 oyun, 154 sone, iki uzun öykü şiir ve birkaç kaynağı belirsiz şiirden oluşur. Shakespeare yaşadığı zamanda saygın bir şair ve oyun yazarıydı, ama ünü 19. yüzyıla kadar günümüzdeki yüksekliğine erişmedi. Özellikle romantikler, Shakespeare'in dehasını çok beğenmiş ve Victoria döneminde yaşayanlar Shakespeare'e George Bernard Shaw'ın "bardolatry" (Shakespeare hayranlığı) olarak tabir ettiği bir hürmetle tapmışlardır. 20. yüzyılda, eserleri bilim ve tiyatrodaki yeni akımlar tarafından defalarca benimsenmiş ve yeniden keşfedilmiştir. Oyunları bugün popülerliğini büyük ölçüde sürdürmektedir ve sürekli olarak incelenmekte, sergilenmekte ve tüm dünyada farklı kültürel ve politik bağlamlarda yeniden yorumlanmaktadır.
Gelelim kitaba:
Aşkı doruklarda yaşayan ama kavuşamayan iki aşık.
İki düşmanın çocukları... Onların aşkı her ne kadar hüsran ile sonuçlansa da bu dünyada, sonunda yine de aşkları galip geldi.
Pek tiyatro eserleri okumayı sevmem ama bu eser çok farklı, şiirsel bir anlatımla yazılmış. Sayfaları değiştirdikçe, okuduğum her kelimeden her cümleden başka tatlar aldım.
"Yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı..." (say:30)
"Yarayla alay eder, yaralanmamış olan." (say:55)
"Hiç kuşkum yok; bu çekilen acılar
ilerde konuşacağımız tatlı anılar olacak." (say:112)
...
Kitaba, kavuşamamış iki aşık gözüyle baktım desem yalan olur. Ben, kitaba büyük aşkın yıllardan beridir devam eden düşmanlığın barışla sonuçlanmasını sağlayan büyük, derin, saf ve gerçek aşk diye yorumladım.
Kitapta ne kadar aşk, romantizm baskın olsa da kitabı okurken o dönemin sosyal ve siyasi özellikleri hakkında da bilgi sahibi oluyorsunuz. Daha önce bu kadar trajik bir aşk hikayesi okumamıştım. Ah! William Shakespeare beni çok duygulandırdı hatta gözümden iki damla yaş aktığı bile oldu sonlarına doğru.
Keşke kitabı daha önce okusaydım. İlk defa bir kitabı okumak için çok geç kalmışım gibi hissetim. Mutlaka okuyun ve okutun. Okuduğunuzda asla pişman olmayacağınız bir eser.
Umarım bol kitaplı, bol kahkahalı, çok mutlu bir hayatımız olur.
Keyifli okumalar...
Sağlıcakla kalın.