O kadar güzeldi ki... Kelimeleri nasıl seçeceğim de anlatacağım bilmiyorum. Nereden başlayacağımı bile bilmiyorum.
Kazi gördüğüm en olgun kadın karakterlerden olabilir. Travmaları resmen onu yenilmez bir güce dönüştürmüş. Ona hem bu kadar üzülüp hem bu kadar hayran olmak çok doğal çünkü sonuna kadar hak ediyor. Bir asker olarak becerileri, duygularını hem yaşaması ama onların davranışlarını yönetmesine izin vermemesi ve paramparça olsa bile umut etmekten vazgeçmeyen kalbi. Mükemmeldi.
Jase ise bambaşka bir konu. Damarlarında akan gücün ve sorumluluğun o kadar farkındaki. Aile bağları ve tarihlerine olan saygıları kalbimi yumuşacık etti. Ayrıca Kazi ile yarınları umut etmekten korksa bile ona tüm tarihini anlatması, şehrini gezdirmesi ve damak zevki için aşçı tutması... Tek bir şey söyleyebilir bunlar ve o da çaresizce burada kalmasını istemesiydi. Okurken tek tek gördüm ve hissettim.
Enemis to lovers olduğu için tabiki ihanetler, yalanlar ve sırlar vardı ama kalp yine de sevmek için bir yol bulur. Geri dönülemez olmadığı sürece...
Ayrıca genç kurgu olmasına rağmen kitaba bayıldım. Bu ara yetişkin okumaktan hoşlansam da kitap resmen bana ilaç gibi geldi. Ara vermeden ikincisine başlayacağım