·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Ağustos 2022 14:05 Ah Zeze... Ah Portuga'nın sivrisineği...
Seninle çok daha önce buluşmalıydım. Seni hayatıma bu kadar geç dahil ettiğim için özür dilerim.
Kitabın kapağını az önce kapattım. Zeze'ye olan saygım ve ona bir şey olacak korkusundan son 20 sayfayı oturarak okudum, kitabı bitirdiğimde kamburlaşmış ve biraz sulu gözlerle tekrar tekrar babasıyla olan diyaloğunu okumaya çalışıyordum.
Ah Zeze... Belki de, sevginin esirgenmiş olduğu çocuklar için bir çığlıksın sen. Seni dinledikten sonra sesim hiç var olmamış gibi kısıldı. Her bir yaramazlığını sanki "ben buradayım" demek için yapıyordun. Ah bir anlasalar dedim hep içimden. Nolurdu Zeze'ye bir kulak verselerdi. Onun aklını, onun düşüncelerini bir görselerdi. Zeze'ye sahip oldukları için ne kadar şanslı olduklarını anlayacaklardı...
Bir çocuğa yapılacak en güzel şey, onu çocuk halinde bırakabilmek, büyümesini istememek ya da büyükmüş gibi davranmasını beklememekmiş. Çocuk, çocuktur. Çocukluğunu yaşayamamış her bir birey geçmiş travmalarıyla yaşamaya mahkumdur. Bu yüzden çocuklarımızı bırakalım da yaşayabilecekleri en güzel çocukluğu yaşasınlar. Burada biz büyüklerin yegane görevi de buna destek vermek olmalı.
Özellikle anne ve baba olacak her bir bireyin muhakkak okuması gerektiğini düşünüyorum. Hırpalanmış bir çocuğun yüreğinde yaşamak, empati için kendinize katacağınız en büyük iyiliktir.
Kitaplar iyi ki var.