·112 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Ağustos 2022 04:44 Misafir Odası adından anlaşılacağı üzere bir misafir ekseninde geçiyor. Altmışlı yaşlarındaki Helen onbeş yıl önce ayrıldığı eşi aracılıyla tanıştığı ve can dostu olan Nicola’yı evinde üç haftalığına misafir ediyor.
Bu bir bakıma emrivaki bir misafirperverlik durumu oluşturuyor. Çünkü arkadaşı kanser ve tıp dışındaki tedavi yöntemlerinin (c vitami kürü, ozon, kupa tedavisi gibi) denendiği bir kür için Helen'in evine konuk olmak için izin istiyor.
Helen onu havaalanında torunuyla karşılıyor. Torunu ona çok düşkün ve kızının ailesi hemen kapı komşusu. Nicola’nın misafir odasına yerleşmesiyle yaşamında her şey değişiyor. Öncelikle zayıf bağışıklık sistemi nedeniyle ailesinden uzak durmak zorunda kalıyor. Bu en çok küçük torununu üzüyor. Sonrasında arkadaşını bu şekilde görmek, zorunlu ihtiyaçları (gece boyunca sürekli terlemesi nedeniyle üç-dört kez üstünü değiştirmesi, tuvaletini yapamadığı için ya da mide bulantısı nedeniyle ona çözümler üretmek durumunda kaldığı için) karşılamaya çalışmak altmışlı yaşlarındaki bir insana ağır geliyor. Ama asıl önemlisi Nicola’nın onu saçma sapan tedavi yöntemine ikna eden, binlerce dolarını alan adamlara inancı ve sürekli sakin bir şekilde gülümsemesi.
Bu sade ama ustalık gerektiren güçlü anlatının içinde dostluk, samimiyet, öfke, aile ilişkileri, inanç, ölüm kavramını kabullenme ya da reddetme, ilişkilerde sahtekarlık yerine dürüstlüğün önemi gibi onlarca başlık var.
Tabi metnin bu kadar akıcı olmasında Türkçeye kazandıran kişinin de etkisi var. Çeviriyi Roza Hakmen yapmış. Bugüne kadar Proust, Cervantes, gibi pek çok yazarın eserini Türkçeye dönüştürmüş kişi. Bu metin onun elinden geçtiği için şanslıyız.