İlk seride bahsettiğim gibi oldu aslında... "İnsanlar birbirlerini acılarından tanır." tezim doğrulandı. Yazarımız Aşkın Nur Karataş serinin ikinci ve son kitabında daha duygusal bir portre çizdi biz okurlara... Kadın ana karakter Tutku'yu daha güçlenmiş, daha kararlı, daha çözüm odaklı ve cinsel anlamda tam olarak ne istediğini bilen bir şekilde gördük. Erkek ana karakter Yıldırım ise biraz güç ve kontrolden ödün vermiş, travmalarını daha açığa çıkaran, aşık olmaya başlamış ve sevdiği kadının çevresinden ayrılamayan (bunu da kendine yediremeyen) bir biçimde deneyimledik. Yani ilk romana göre bir çaprazlama söz konusu aslında... Yazarımızın kalemi yine yalın; lakin bu sefer daha etkileyici ve duygusal... İlk kitapta Tutku açıldığı gibi, ikinci romanda da Yıldırım'ın aile travmalarını ve nasıl güç bağımlısı haline geldiğini okuyoruz. Yazar, ikinci romanında karakterlerin alt benliklerine girebilmemize ve psikolojik analizlere daha fazla izin veriyor. Karakterlerdeki değişim ve gelişimleri görebilmek, damaklarda hoş bir son nota bırakıyor. İkinci kitabı daha çok beğendiğimi söylemeliyim. Ayrıca bu seri, karakterlerin evliliğe giden yolunu ve evlilik hayatını göstermesi açısından üçüncü bir kitabı net hak ediyor!
Tutku ve Yıldırım tekrar karşımızda... İkilimiz yaralarından birbirlerine bağlanmaya devam ederken, birbirlerine karşı daha açıl olduklarını gördük. Tutku, işinde Yıldırım'ın öğretileriyle daha güçlü bir hale gelirken, Yıldırım ise kuralcılığının ve hakimiyetinin üzerine daha çok titriyor. Tutku'nun zayıflıklarını çok iyi bilen Yıldırım, Almanya'da holdingi için bir satın alım planlar. Operasyon Tutku'dadır. Yıldırım, kendince Tutku için bir intikam planı hazırlar. Yıldırım'a göre Tutku, eski sevgilisine ne kadar güçlendiğini ve değiştiğini gösterecektir. Yıldırım Bozkurt'un planları ters teper, Tutku Almanya'daki sancılı günlerinin sızısını hatırlarken büyük bir farkındalık yaşar. Tutku, Yıldırım'ın tüm kuralcı ve hakimiyete dayalı yapısı altında boğulmaktadır. Patron-çalışan ilişkisi, iyice sağlıksız bir yöne kaymıştır. Bu güçlü farkındalıkla Tutku hemen harekete geçer ve hem şirket hem de seks konusunda Yıldırım'la tüm bağını keser. Tam iletişim kurmaya başladığı esnada babasını kaybetmesi de onu yaralayan bir başka nokta olur. Koray, yine Tutku için oradadır.
Aradan iki yıl geçer. Bu süreçte çok güçlü bir Tutku görürüz. Başarılı bir CEO olarak yaşamını sürdürmektedir. Ayakta kalmak için tüm uğraşı işi olurken, zaman içinde komşusu Koray'ın şefkati ona iyi gelmeye başlar. Tutku Koray ile huzurlu, sevgi dolu, şefkatli bir ilişki içine girer. Evlilik yolunda tüm isteğinin bu olduğunu düşünen Tutku, kendini Koray'a aşık olduğu yönünde telkinlemektedir. Seks yaşamları da Tutku'yu asla tatmin edemez, alıştığı ve sevdiği düzenin dışında orgazm, onun için çok zordur. İstediğini alamaz. Koray bunu fark ettiğinde, ikilinin arasındaki huzur köprüsünün ipleri kopmaya başlar. Tam iki yıl sonra Tutku ile Yıldırım'ın karşılaşması, iki taraf için de bir arabanın şarampole yuvarlanması gibi olur. İki yıl sonra Yıldırım'ı biraz daha tutkulu ve sevmeye hazır görürüz sanki... Tüm benliğiyle Tutku için savaşır, Tutku ise Yıldırım'a karşı koyabilmekte zorlanır. Tutku bir yandan Koray'la aşılamaz problemler yaşarken, diğer yandan Yıldırım'a eskisinden kuvvetli bir aşk ve cinsel istek duymaktadır. Bunun farkına net vardığında, Koray ile yollarını ayırır ve kendini Yıldırım'ın kollarında bulur. Peki ikilimiz nasıl bir yol çizecektir? Yıldırım, hakimiyet ve kurallarından vazgeçip sevebilecek midir? Tutku ve Yıldırım, seks dışında da o mükemmel birliği sağlayabilecek midir? İlkinden çok daha güzel ve sürükleyici bir roman sizleri beklemekte...