Mars'ta tek başına kalmış bir astronotun hayata tutunma serüvenini anlatıyor.
Mars'a giden 6 kişilik bir ekip var. Ekip Mars'ta araştırma yaparken beklenmedik bir fırtına çıkıyor ve bas karakterimiz Mark Watney yaralaniyor aynı zamanda ekiple iletişimi de kesiliyor. Ekipteki diğer kişiler fırtınaya daha fazla dayanamayacaklarini ve aracın devrilmesinden korktukları için geri dönmek zorunda kalıyorlar. Baş karakterimiz Mark Watney Mars'ta tek başına kalıyor.
NASA astronotlarını uzaya gönderdiği zaman belirli bir yemek ve su stoğu veriyor. Mark bunu bildiği için ne kadar süre hayatta kalabileceğini hesaplıyor ve buna çözüm üretmeye çalışıyor. Kendi gübresini değerlendirerek patates yetiştirmek, idrarını değerlendirerek su yapmaya çalışmak, NASA ile iletişim kurmaya çalışmak vb.
Mark'ın zekası, fikirleri beni oldukça etkiledi. Gösterdiği çaba, düşünerek bazi şeylere kısa sürede çözüm getirmesi, cesareti, bilgisi vs. koskoca Mars'ta tek başınasınız. İletişim kurduğunuz hiç kimse yok. Korkunuzu dahi paylaşamiyorsunuz. Hepimiz delirme noktasına gelirdik heralde. Ancak okurken çok sıkıldım. Sadece sonlarında biraz sarmaya başladı. Mark'ın ölüm kalim savaşında ne yapacağını, daha fazla nasıl dayanacagini NASA'nin neler yapacağıni nasıl kurtaracağını merak ettiğim için devam etmek istedim birde kitapları yarım bırakmayı sevmediğim için ite kalka zar zor okudum. Herşey çok fazla detaylı anlatılmış. Bilimsel ve teknik anlatımlar beni aşırı boğdu. Fizik,Kimya ile aranız iyi olmayınca sıkıcı olabiliyor.
Filmini de en yakın zamanda izlemeyi düşünüyorum