Adı:
Marslı
Baskı tarihi:
Mart 2019
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053753902
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Martian
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Marslı
The Martian
Goodreads okurlarına göre 2014'ün En İyİ Bilimkurgu Romanı! Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.

"Çok uzun zamandan beri okuduğum en iyi kitap. Zeki, eğlenceli ve gerilim dolu. Marslı, bir romandan isteyebileceğiniz her şeye sahip."
-Hugh Howey, Wool serisinin yazarı-

"Sürükleyici… Defoe'nun Robinson Crusoe'su sanki daha zeki biri tarafından yazılmış gibi."
-Larry Niven, Hugo, Nebula ve Locus ödüllü Halka Dünya romanının yazarı-

"Bu kitap tam da benim gibi okuyucuların seveceği türden."
-John Scalzi, Yaşlı Adamın Savaşı serisinin Hugo ve Locus ödüllü yazarı-

"Andy Weir'in yazdığı Marslı şimdiye kadar okuduğum en iyi bilimsel bilimkurgu romanı. Bu romanı -başka bir kitap hakkında hiç böyle bir şey söylemedim- edebi anlamda da elden bırakmak mümkün değil." 
-Dan Simmons, Hugo ödüllü Hyperion serisinin yazarı-

"Marslı aklımı başımdan aldı!"
-Ernest Cline, Başlat romanının yazarı-

"Aksiyon ve uzay macerasının kusursuz bir karışımı."
-Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)
416 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
"İşler pek planladığım gibi gitmedi ama ölmedim de, bu da bi başarı." diyen bir ana karakterin olduğu bir kitap ne kadar sıkıcı olabilir ki?

Kitabın Kısa Özeti:
Adı üzerinde Mars'a yolculuk yapan bir ekibi konu ediniyor kitap. 6 kişilik bir ekip olarak yola çıkıyorlar, fakat marsdaki çeşitli olaylar sonucu Mark gözden kayboluyor ve ekibin kalanı gezegenden ayrılıyor. Kitap boyunca Mark'ın mars da hayatta kalmaya çalışma çabalarını okuyoruz. Ama bir farkla her şeye Mark'ın şahsına münhasır kişiliğiyle harmanlanmış bir bakış açısından tanık oluyoruz.

Kitabın Diline ve Kurgusuna Dair Yorum:
Kitapta günlükler, yazışmalar, bazen de üçüncü ağızdan anlatımlar var. Anlatım kişisinin bu değişimi tekdüzeliği kırmış. Andy Weir bilimsel bilgileri kurguya ve dile çok doğal bir şekilde yedirmiş. Bu da kitabın gerçekçiliğini arttırmış. Genel olarak akıcı bir dil ve gerçeğe yakın etkileyici bir kurgu oluşmuş. Mark karakterinin altını doldurmuş. Karakterin mizahi kişiliği kitabın okunma keyfini çok ciddi derecede arttırmış.

Kitaba Dair Genel Deneyim:
Bilimkurgu türünü eskiden beri severim. Fakat Marslı olaya yeni bir boyut kazandırmış. Gerçekliği, karakter özgünlüğü, akıcılığı ile aklımda yer etti. Bilimkurgu türünü sevseniz de sevmeseniz de tavsiye ederim.

Kitaplara dair videolar ve daha fazlası için; http://www.youtube.com/c/Toykalem
416 syf.
"Marslı" büyük eserdir. Gelmiş geçmiş en iyi romanlardandır. "Marslı" büyüktür, tam bir prestij örneğidir!

İlk önce, bize bilim-kurgu romanından daha fazlasını sunduğu için Andy Weir'e teşekkür etmek isterim. Ben, hayat-kurgu diyorum buna. Hayat şartlarının olmadığı bir yere bilimle hayat şartlarını "taşıma" çabalarını kurgulamıştır. Büyük bir maceraya büyük bir heyecanla başladığımız gibi, büyük macerayı büyük heyecanla da bitiriyoruz.Mars'tan bahsediyoruz; ölümden başka hiçbir şeyle öldüremediğimiz UMUT'un dahi anlamını yitirdiği bir gerçeklikten. Burada her şey bilimle anlam kazanıyor.Hesaplar o kadar ince ve bilimsel ki, küçücük hata bile ölüm demek. Romanı okurken Mark Wattney gibi her anınızın ölümle burun buruna mücadele vererek geçtiğini hissedeceksiniz.

"Marslı" edebiyatta yeni bir türün -hayat kurgunun- başlangıcı olmalıdır. Evet, olaylar Mars gezegeninde geçiyor daha çok ve kurgusu da bilinen bilim-kurgudur. Fakat her kim bu romanı bilim-kurgu eserleri listesinde sıralasa da ben asla bunu yapamam; "Marslı" hayat-kurgu romanıdır. Zannetmiyorum ki bu güzide eser bize bilimsel veya teknik detaylar vermek ve Mars gezegeninde çaresiz kalmanın gerilimini yaşatmak için yazılmış olsun. Bana göre bu roman, bu kurgu Dünya'mızı anlatıyor, onun farkında olamadığımız gerçeklerine dikkat çekiyor, bıktığımız, anlam veremediğimiz, bunalıma girdiğimiz, nimetlerinin değerini bilmediğimiz dünyamızı bize olumlu anlamda inşa etmenin çabasını, mesajını veriyor. Bu yüzden kızıl gezegende mahsur kalıyoruz, oksijensiz kalıyoruz, yaşamımızı sürdürmek için bir hayat inşa etmemiz gerektiği durumda kalıyoruz. Ve bunun muazzam çilesini çekiyoruz. Mars'taki yaşamımız ölümle mücadele ötesine varamıyor. Meğer ki Dünya'mızda da böyle değil midir?! En basitinden örnek olarak bir ağacın varlığı, bir ormanın ve yeşilliğin olmasını gösterebiliriz. Karbondioksidi alırlar, oksijen bırakırlar. "Kıyamet kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz" hadis-i şerifini tam da burada hatırlatmakta oldukça yerinde olacaktır. Tüm ağaçları ve yeşilliği mahvettiğimizi düşünelim. Mars'a gitmeye gerek kalmaz, Mark Wattney'in çilesini kendi gezegenimizde de tecrübe edinebiliriz. Nefes alamadığımız sürecin ötesi ölüm değil mi?! Üzücü değil mi hayatımızın ölümle mücadele üzerine kurgulanmış olduğunu bilmek; farkında olarak veya olmayarak. Marslı'nın aile, anne, okul, bilimin önemi, bize sunulmuş hayatın ne kadar muazzam bir nimet olduğunun farkında olma...gibi anlatmak istedikleri var. Siz Hermes'in nereseine takıldınız? Dünya'nıza dönünüz; mektubu götürüp annenize gösteriniz ve ona sarılınız, arkadaşlarınıza koşunuz ve onlara içtenlikle bakış atınız, okula gidiniz hocanızdan çiçek yetiştirmeyi öğreniniz.

Ahh.. "Marslı"!.. İnanıyorum ki en iyiler arasında kendine yer edineceksin ve yerinde sabit kalacaksın.

Anlatılacak çok şey var.Bu 'çok şey' diye tabir ettiklerimi her kesin okuyup kendince anlaması en doğrusu.

Keyifli okumalar!..
416 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Bilimkurgu kitapları genelde benim ilgimi çeken kitaplar olmamıştır ama bu kitap beni kendine çekti. Filmini de izlemek istiyorum bir an önce hayalimdeki marslı kitabını bir de canlanmış şekilde görmek zevk verici olur. Kitabın bazı bölümleri sadece yapılan şeylerin tanımı da olsa biyoloji, kimya tüm derslerime yarar sağladı resmen gördüğüm konuların örnekleri gibiydi. Çok eğlendim okurken.
416 syf.
·166 günde·Beğendi·10/10 puan
Bir mühendis elinden çıkmış harikulade eser. Okurken zaman zaman sıksa da; benzer konuları ele alan absürt kitaplarla kıyaslanamayacak kadar, mükemmel gerçeklikte bir olay örgüsüne sahip olduğu tartışılmaz. Mars'ta ölüm kalım savaşı verip, sorunları bir bir çözen yazar, Andy Weir'in 2014'ün en iyi bilimkurgu romanı ödülünü kapması da bir rastlantı değil.
Herkese şiddetle tavsiye ediyorum...
416 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Andy Weir'ın en sevilen kitabı Marslı insanoğluna bambaşka bir dünya sunuyor.
Kitabın filmi de çekildi ama size tavsiyem önce kitabı okuyun çünkü filmde bazı yerler zorunlu olarak atlanıyor. Mesela kitapta gayet komik bir bölüm filmde kısaca değinilerek atlanıyor. Tabi bu ortaya bir film çıkartmak için yapılıyor her bölümü filme dökmeleri çok zor.
Kitapta Mars'ta mahsur kalan bir astronotun yaptıkları anlatılıyor. Ana karakterimizin Mars'ta yaptıklarını okurken inanılmaz zevk alacağınızdan eminim.
Eğer bir bilim kurgu kitabı okumak istiyorsanız ve Marslı'yı okumadıysanız ilk önce Marslı'yı okuyun. Pişman olmayacaksınız.
416 syf.
Anahtar Kelimeler: Andy Weir, Marslı, Bilim-Kurgu, Uzay Araştırmaları.

Edinilen her yeni bilgi, bir başka bilgiye kapı aralıyor ve insanın keşfetme, bilgiye sahip olma arzusu bu döngü içinde asla tatmin olmuyor. Bu tatmin arayışı insanlığın bilimsel anlamda daima ilerlemesini sağlıyor. Öyle ki, bir önceki çağın birikimleriyle ilerleyen bilim dalları artık geçmiş yüzyılların insanlarının hayalini kurduğu şeyleri bugünün insanına yaşatıyor. Bugün hayali kurulan şeyleri de olasılık ki gelecek yüzyılın insanları yaşayacak. Aslında bu gelecek yüzyıldan da erken olabilir. Çünkü bilimin ilerleyiş hızı, geçmiş zamanlardaki durum göz önüne alındığında hayli arttı. Yani, günümüzdeki bilim insanları geçmiştekilerden daha çabuk sonuca ulaşıyor. Bunda teknolojik gelişmeler, iletişim avantajları, yetişmiş beyinlerin fazlalığı gibi durumlar etkili elbette. Yine birikim!

Bilimsel birikim genellikle insanlığın yararına sonuçlar verse de kimi zaman da insanlık için bir tehlike. Bilimsel gelişmelerin insanlığa zarar vermesinin iki nedeni var. Birincisi amaçlanan hamlenin hâlihazırdaki birikimden daha fazlasını gerektirmesi ve bundan dolayı da bazı deneylerin kazayla sonuçlanması. Bu kazalarda bazı bilim insanları ya da topluluklar bilim için sağlıklarından hatta yaşamlarından olabiliyor. İkincisi ise bilimsel ahlâkın oluşmaması. İkinci neden bilimin “kötü insanlar”ın eline geçmesi olarak da basitçe ifade edilebilir. Bilimsel ahlâk olsaydı Hiroşima ve Nagazaki olur muydu?

Andy Weir, Marslı’nın başındaki üç beş satırlık biyografisine göre çocukluğundan beri programlarla uğraşan bir yazılımcı. Mesleği Weir’e bilim-kurgu romanı yazmak konusunda önemli bir avantaj sağlıyor. Weir bunu kimi yerlerde hakkıyla kullansa da bazı yerlerde bilimsel kimliği bazı dezavatajlar yaratıyor.

Weir’in kitabı, NASA’nın bir projesinin kazaya uğraması ile Hermes isimli uzay aracındaki altı mürettebattan birinin -Mark Watney’nin- Mars’ta –amiyane tabirle- mahsur kalmasını ve kurtarılana kadar da Mars’ta verdiği yaşam mücadelesini konu alıyor. Marslı’nın kurgusallığı gerçeklerden çok da uzak sayılmaz. Çünkü günümüzün uzay araştırmaları bunların mümkün olabileceğini kanıtlamakla birlikte gezegenler arası bir yaşamın da sağlanabileceğine dair ipuçları veriyor. Yani Weir, birçok bilim-kurgu romanına göre daha yakın bir geleceği kendine zaman seçmiş.

Roman astronot Watney’nin uzayda tuttuğu görev günlükleri, yazışmalar ve üçüncü kişili anlatıcının araya girdiği bölümler olmak üzere çok sesli ilerliyor. Günlük anlatım tekniğinin kullanılması olayları sıcağı sıcağına takip etmeye olanak verirken yazışmalar ve üçüncü kişili anlatıcının kullanılması da tekdüzeliği kırıyor.

Mark Watney, bir botanik mühendisi olmasına rağmen kimyadan uzay bilimlerine kadar her alanda ciddi bir bilgiyle donatılmış bir karakter. Kitabın sayfalarını devire devire ilerlerken Watney’nin donanımı nedeniyle gerçekten çok uzak idealize edildiği düşünülebilir. Ancak Nasa’nın bir proje için Mars’a gönderdiği altı kişinin sıradan bir bilgi birikimine sahip olması da beklenemez. Yani Watney, Mars’a gönderildiğine göre dünyanın en iyi altı astronotundan birisi. Dolayısıyla Watney’nin “mükemmelliği” abartılı gibi dursa da aslında olması gereken.

Watney’nin Mars’ta hayatta kalması için hemen her hamlesini doğru yapması, yanlış hamlelerinin de canını almayacak kadar ufak hatalar içermesi gerekiyor. Watney, kurtarılma planının gerçekleşmesini beklerken olumlu-olumsuz pek çok aksiyon yaşıyor. Marslı’da aksiyonun bolluğu çoğu okurun aradığı bir dozda. Ancak yaşamın olmadığı bir gezegende başına gelebilecek olayların sınırlı olduğu düşünülürse de bazı olayların birbirine benzemesi normal karşılanmalı. Watney’nin problemlerle mücadele etmesi bilgiye sahip olmanın yetmediğini, bilginin orijinal fikirlerle yeni durumlara uyarlanması gerektiğini de gösteriyor. Bu aslında dünyada da böyle. Bilgi insanın o kadar yanı başında ki artık ona sahip olmak yetmiyor. İnsanın bu ulaşılabilir bilgiyi diğer insanlardan özgün dönüştürmesi ve fark yaratması gerekiyor.

Marslı’nın bilim-kurgu dalında bir standardı yakaladığının söylenmesi mümkün. 416 sayfa boyunca bilime doyuyor okur. Marslı’ya yöneltilen eleştirilerden birisi kitabın çok fazla bilimsel terim içerdiği. Kitabın fazla bilimsel terim içerdiği doğru. Fakat bu terimlerin hepsi adeta bir öğrenciye ders verir gibi tek tek açıklanıyor. Dahası yazar Watney’nin ağzından, yapılan operasyonlar sırasında işe yarayacak hamleleri de işe yaramayacak hamleleri de uzun uzun açıklıyor. Bu bakımdan Marslı bir laboratuvara benzetilebilir. Bu da okurun bu kadar gergin ve hataya yer olmayan bir durumda hangi hamlenin neden seçildiğine ya da seçilmediğine ikna olmasını sağlıyor. Dolayısıyla ne terimler ne de bilimsel hamleler havada kalıyor. Eğer Watney’nin anlattıkları okura ulaşmamışsa bu da okuru ufak bir araştırma yapmaya sevk eder ki bu da felsefi söylemlerin son derece az olduğu bilim-kurgu romanlarının işlevlerinden en önemlisi.

Watney’nin Mars’taki macerası okuru peşine takıp sürüklerken gözden kaçan bir nokta var: Madem ki bir kaza oldu, Watney’nin öldüğü zannedildi. Neden NASA Watney’nin cenazesini dünyaya getirmek yerine hem ekonomik hem de bilimsel çıkarlar adına onu orada bırakmayı tercih etti. Halikarnas Balıkçısı’na göre denizde ölenler denizde kalırlar da Weir’e göre uzayda ölenler de uzaya mı gömülürler? Burada bilimsel ahlâk meselesine tekrar dönülüyor. Zaten bu konuda romanın bazı bölümlerinde hem Çinli bilim insanlarından hem de Watney’nin kendisinden NASA’ya ve dolayısıyla da bilim dünyasına cılız eleştiriler yöneltiliyor.

Marslı’nın zayıf noktalarından birisi kurgunun kitabın sonunda olabilecekleri tahmin etmek için okura müsaade etmesi. Okurken sonun ne olacağını bilen okur bunu anladığı andan sonrasında akışı izliyor yalnızca. Öte yandan roman, insan yaşamına uygun olmayan koskoca bir gezegende tek başına kalan bir insanın psikolojik durumunun yansıtılması konusunda da okuru doyurmuyor. Karakterle ilgili verilenler genellikle problemlerle başa çıkışı. Psikolojisini nasıl idare ettiği değil. Bir diğer zayıf nokta da romanın bazı bölümlerinde bilimsel anlamda bazı hatalı ifadelerin kokusunun alınması. Bahsi geçen bilim dallarında yetkin olanlar koku almakla kalmayıp bu hataları tespit edip kurguyu çürütebilir.

Özet olarak Marslı, bir bilim-kurgu romanının iki boyutundan birini tam, diğerini de az eksikle karşılıyor. Bilimsel kısmı tamam ancak kurgusal kısımda bazı zayıflıkları olan bir roman. Dil bir bilim-kurgu romanından beklenildiği üzere bilimsel terimlerle örülmüş ancak bu bazı yerlerde akıcılığı olumsuz anlamda etkilese de anlaşılırlık konusunda olumsuz bir etkide bulunmuyor. Watney kendi doğal diliyle yer alırken dil zaman zaman da gülümsetiyor. Sürükleyicilik açısından hayli başarılı olan Marslı bilimin insanlığa ne gibi yararlar sağlayabileceğinin yanı sıra ne gibi zararlar verebileceğini de içeriyor.
416 syf.
·11 günde·10/10 puan
Kitap, bir kaza sonucu Mars'ta kalan Mark Watney isimli bir astronotun hayatını konu alıyor.
Bu kaza sonucunda onun tek yapması gereken, birileri onu kurtarana kadar hayatta kalmayı başarmak.
Weir'in mekanik, astronomi ve insanlı uzay uçuşları üzerinde oldukça fazla kafa yorduğunu görebiliyoruz. Öyleki kitaptaki teknik terimlerin birbirleriyle nasıl bağlantılı olduğunu kavrayamama, ne anlama geldiğini bilememe gibi sorunlar kitabın ancak okunmasını zor hâle getiririr.
Bu terimlerden benim gibi bi-haber olanlar için, ilk sayfadaki harita kısmına göz atmak gerekir en azından.- Hab, Schiaparelli, Pathfinder vs gibi.-
Evet zorlandım, fakat olay örgüsü gerçekten harikulâde. Bazı kitapları zihinde canlandırmak ayrı bir keyiftir ya, işte onlardan bir tanesi.

Filmi de gayet başarılı. Watney, zihnimdeki Watney'di. Esprilerine yer verilmemesi biraz soğukluk havası bırakmış olsa da kitaba sadık kalındığını söylemek mümkün.
Kitap okumayı, her zaman film izlemekten önce yeğ tutarım, ama bu kitap için aksini söylemek bence daha doğru olacaktır, buna inanmalısınız.
416 syf.
·5 günde·8/10 puan
Bir kitap daha bitti. Ömrümü tüketti çok fazla plan ve olasılık kapsamlı bir kitaptı. Kitabı okurken kendimi Mark yerine koydum da başta ölmüş bir haldeydim kesin. Okurken ben yıprandım ne çok dert varmış arkadaş Astronot kesinlikle olmayın kamu spotu veriliyormuş gibiydi. İşin şakası bir yana aslında farklı bir kitap okumayı düşünürken yazarın aslında bir yazılım mühendisi olması ve hayatını bir anda yazarak farklı boyuta geçirmesi etkiledi. Bir anda kitabını okumayı karar verdim. Kitap çok iyi olduğunu söyleye bilirim. Başta tek kişi olması sıksa da daha sonra NASA ve diğer kişilerin girmesi ile sürükleyici olmaya başladı. Ben genelde çok sevmem bir çok kişinin bu denli olay akışında girmesini ama bu kitabın kesinlikle ihtiyacı vardı. Kitabında sevmediğim bazı yönleri vardı. Mesela çok fazla kimya ve fizik içerikli terimler ve hesaplamalar var buda belki de benim bu derslerden pek sevmediğimden kaynaklanan önyargının getirdiği bir duygu çok sıktı. Yada Filmini dört kez izlediğim için neler olacağını biliyordum ondan o hisse kapılamadım acaba demedim 'ne olacak şimdi hissi' yoktu. Kitabını okuyun ama isterseniz sadece filmini de izleyebilirsiniz diyebilirim.
416 syf.
·17 günde·Beğendi·10/10 puan
Yoruma ne yazacağımı çok düşündüm. Çünkü bu kitap harika sevgili kitap dostlarım. Nasıl ifade edeceğimi tam olarak kestiremedim bir süre.

İlk olarak şunu söyleyebilirim ki, tam bir uzay meraklısıyım. Uzay, uzaylılar, gezegenler, yıldızlar vs. hep merak ettiğim konular olmuştur. Bu kitabı bu sebeple okumak istedim.

Kitap, Mars'ta tek başına mahsur kalan botanist Mark Watney'yi anlatıyor. Kitabın içinde aşırı bilgi var. Ama hepsi harika bilgiler. Yavaş yavaş okudum ki bilgileri anlayabileyim. Mars'ta mahsur kalsam, bu kitap sayesinde hayatta kalırım. Okurken kendimi kimya öğreniyor gibi hissettiğim doğrudur. Çünkü -tekrar söylüyorum- aşırı bilgi var. Hatta bir ara kitabın ortalarındayken bilgiden bunalmıştım, fakat bırakamadım kitabı. Çok merak ediyordum. Son elli sayfada heyecandan mahvodum.

Bunu belirtmeden geçemem. Tam bir Mark Watney hayranı oldum. Esprileri çok komikti ve esprilerinde kahkahalarla güldüm.

Ayrıca kitabın kapağı çok güzel. Garip bir dokusu var -nasıl isimlendirmeliyim bilmiyorum- ve çok hoşuma gitti.

Kısacası, goodreads okurları tarafından 2014 yılının en iyi bilimkurgu romanı seçilen bu kitabı 2 Ekim'e kadar okumanızı öneriyorum. Çünkü o gün filmi vizyona girecek. Filmi iple çekiyorum!
İyi okumalar dilerim!
416 syf.
"Mars" merakıyla okuma arzusundaysanız, bu arzudan vazgeçin derim. Bu roman Mars'ı değil, Dünya'mızı (hem de dünyamızı) anlatıyor. Kendimizi anlamanın en iyi yolunun kendi dışımıza çıkmak olduğu söylenir. Bunun gibi dünyamızı da anlamlandırmanın en iyi yolu dünyamıza onun dışındaki konumdan bakmaktır. Dünyamızda yakalama imkanımızın olmadığı bakış açısını Mars'ta veya herhangi bir gezegende yakalama şansımız vardır. İşte Marslı bu bakış açının eseridir.
416 syf.
·12 günde·8/10 puan
Marslı gerçekten çok ince ayrıntısına kadar düşünülmüş bir kitap. Bütün kitap boyunca Mars'ta kalan bir astronotun yaşam savaşını okuyorsunuz ve onu okurken bu kadar hem bilimin hem de teknolojinin iç içe olması gerçekten mükemmel. Ayrıca yazarın şakacı dili burada çok güzel bir motivasyon oluşturuyor ve kitabı bitirmenize bir hayli yardımcı oluyor.
Kitabı özetlemek istediğimizde bir cümleyle bile özetleyebilirken yazarın bu özeti 416 sayfaya dolu dolu sığdırabilmesi ve bunu dilindeki akıcılığıyla harmanlayıp okuyucuya bu şekilde sunması gerçekten mükemmeldi.
Evet ilk başlarda bu kadar ayrıntıya girebiliyor olması insanı şaşırtıyor ve diyorsunuz ki acaba gerçekten yapılsa olur mu? Ama kitabın ortalarında bu kadar derine inmeye devam etmesi bazı yerlerinde benim sıkılmama neden oldu. Çünkü gereksizce uzatmış gibiydi ama genele baktığım zaman kitap gerçekten çok farklıydı. Olağanüstü bir kurgusu vardı diyebilirim.
Ayrıca NASA'nın, Çinli bilim insanlarının ve ekibin her şeyini seferber edip Mark Watney'i kurtarması ellerinden ne geliyorsa yapmaları gerçekten çok iyiydi.
"O, DÜNYANIN EN ÜNLÜ ADAMI. SORUN ŞU Kİ, DÜNYA'DA DEĞİL. "
"Daha önce hiç yanlış otoban çıkışına girdiniz mi? Geri dönebilmek için diğer çıkışa kadar gitmeniz gerekir ama siz yolun her bir santiminden nefret edersiniz çünkü hedefinizden giderek uzaklaşmaktasınızdır."
Andy Weir
Sayfa 344
...En büyük tehlike umudunu kaybetmesi. Eğer hayatta kalma imkanı olmadığı sonucuna varırsa, çabalamayı bırakacaktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Marslı
Baskı tarihi:
Mart 2019
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053753902
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Martian
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Marslı
The Martian
Goodreads okurlarına göre 2014'ün En İyİ Bilimkurgu Romanı! Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.

"Çok uzun zamandan beri okuduğum en iyi kitap. Zeki, eğlenceli ve gerilim dolu. Marslı, bir romandan isteyebileceğiniz her şeye sahip."
-Hugh Howey, Wool serisinin yazarı-

"Sürükleyici… Defoe'nun Robinson Crusoe'su sanki daha zeki biri tarafından yazılmış gibi."
-Larry Niven, Hugo, Nebula ve Locus ödüllü Halka Dünya romanının yazarı-

"Bu kitap tam da benim gibi okuyucuların seveceği türden."
-John Scalzi, Yaşlı Adamın Savaşı serisinin Hugo ve Locus ödüllü yazarı-

"Andy Weir'in yazdığı Marslı şimdiye kadar okuduğum en iyi bilimsel bilimkurgu romanı. Bu romanı -başka bir kitap hakkında hiç böyle bir şey söylemedim- edebi anlamda da elden bırakmak mümkün değil." 
-Dan Simmons, Hugo ödüllü Hyperion serisinin yazarı-

"Marslı aklımı başımdan aldı!"
-Ernest Cline, Başlat romanının yazarı-

"Aksiyon ve uzay macerasının kusursuz bir karışımı."
-Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 5,3bin okur

  • Duygu Atay
  • S.
  • Hatice Şevval Aksoy
  • Asuman Koralay Sari
  • Farhad MustaFazada
  • Nilüfer
  • oyuxii
  • Kübra Haçat
  • Aslı Karakuş
  • Ezgi Dursun

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.6
13-17 Yaş
%22.6
18-24 Yaş
%27.1
25-34 Yaş
%24.4
35-44 Yaş
%13.2
45-54 Yaş
%4.5
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%61
Erkek
%39

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.5 (710)
9
%25.6 (559)
8
%22.6 (493)
7
%11.8 (257)
6
%3.6 (79)
5
%1.9 (41)
4
%0.6 (14)
3
%0.8 (17)
2
%0.1 (2)
1
%0.3 (6)

Kitabın sıralamaları