Gümüş Şehrin Karanlık Yüzü: Artemis
Ay’ın ilk ve tek şehri olan Artemis, dışarıdan gümüş bir rüya gibi görünse de; kubbelerin altında hayatta kalmak tam bir köşe kapmaca.
Jazz’ın tek derdi, bu pahalı şehirde "tabut" denilen daracık evinden kurtulup biraz daha fazla para kazanmak. Ancak bu küçük hırsı, onu şehrin tüm dengelerini, oksijen kaynaklarını ve ekonomisini sarsacak devasa bir sabotaj planının ortasına atıyor. Weir, "Ay’da nasıl kaynak yapılır?" gibi teknik detayları öyle bir mizah ve aksiyonla harmanlıyor ki; kendinizi bir anda bu teknolojik soygunun içinde, düşük yerçekimli bir maceranın tam ortasında buluyorsunuz.
"Fikirlerini özgür bırak."
Not: Kitabın konusu ve içeriğini diğer incelemelerden öğrenmeniz tavsiyemdir. Ben bu incelemede içeriğinden, karakterlerden, konusundan bahsetmeyeceğim. Önce,
Jasmine Bashara; namı diğer Jazz...
Siz ona başbelası da diyebilirsiniz.
Ay'da Artemis şehrinde yaşayan bir kaçakçı... Tek hayali zengin olmak. Çünkü başına kendi kendine açtığı dertler yüzünden fakir, hem de fasfakir biri.
Onu dünyaya sınır dışı etmek isteyen bir polis de peşinde tek bir hatasını bekliyor, gidiş biletini kesmek için.
Tabi ki bu Jazz'i durduracak değil. Onun korkak bir kız olduğunu düşünmeniz beni üzer. Ay'ın en zenginlerinden birinin özel isteklerini kaçak yollar ile getiren Jazz, bu sefer onunla bir milyon ying karşılığında çok tehlikeli bir iş için anlaşır.
Tek bir hata bile zenginlik hayallerine elveda, dünyaya şutlanma ya da ölümle sonuçlanabilir.
Tehlikeli görevi bazı şanssızlıklar yüzünden yerine getirilemez ve bu ortağının daha doğrusu iş vereninin ölümüne sebep olur. Ve katil onunda peşindedir. Jazz aklını kullanmazsa hem Artemis hem de kendi güvenliği tehlikededir.
Jazz'in acilen bir plan yapıp Artemis'i kurtarması gereklidir...
•
#artemis yazar ile tanışma kitabım oldu. İlk 100 sayfada biraz sıkıldığımı itiraf ediyorum ama pes etmediğim için mutluyum. Jazz karakteri potansiyeli çok yüksek, çok zeki biri ama babasının da dediği gibi potansiyelini boşa harcamış. Ama bence hala umut var onun için... dik başlı, gözü kara olmasını çok sevdim. Gerçekten zekası ile girdiği her zorlu durumu alt etmesine bayıldım. Yazar harika bir kadın karakter yaratmış. Ve yazarın yarattığı atmosfere hayran kaldım. Her şey film izliyor muşum gibi canlandı gözümde. #bilimkurgu okumayı çok sevmem ama ben bile severek okudum. Tutkunları eminim daha çok sevmiştir.
Ay’da geçen bir bilim kurgu romanı. İçinde ne NASA var ne ABD. Başrol ve neredeyse tüm önemli rollerde kadın karakterler yer alıyor. Gerçekten sıradışı bir kitap. Arşivde durup hatırlanmayı hakediyor.
“Ay’da büyüdüysen, karanlık tarafının olması kaçınılmaz.’’
Belki bu kitaptan aksine yazarın diğer kitabı olan Marslı kitabını okumuş, filmini izlemiş ya da en azından kitabı görmüşsünüzdür. Çok fazla Bilim kurgu kitabı okumuş biri değilim açıkçası ancak yazarın kalemini çok beğendim. Çok eğlenceli ve sürükleyici bir kitaptı.
Kitaptan kısaca bahsedeyim:
Jazz bashara, Suudi uyruklu ve ayda yaşamakta olan bir kızdır. Kendisi bir portördür. Zamanında bazı hatalar yapmıştır. Şu an ise belli bir miktarda paraya ihtiyacı vardır. İhtiyacı olan parayı karşılayacak bir iş ayağına gelir.
Kitabı çıktığı andan itibaren merak ediyorum ve okumak için can atıyordum.
İlk olarak kitap genel anlamda beğendim diyebilirim. Konusunu, yazarın dilini çok sevdim. Okuduğum diğer bilim kurgu kitaplarına nazaran (çok fazla okumuş değilim ama ) kendini daha kolay okutuyor. İlklerde her ne kadar karakterleri biraz karıştırmış olsam da karakterleri ve konusu çok hoşuma gitti. Özellikle ana karakteri olan Jazz’in davranışları ve konuşmaları çok iyiydi.
Kitapla ilgili okuduğum yorumlarda genel olarak herkes yazarın diğer kitabı olan Marslı’yı daha çok beğenmiş. Ben Marslı kitabını okumadım ama Artemis kitabını çok beğendim. Eğlenceli ve daha kolay okunan bir bilim kurgu tarzı bir kitap okumak isterseniz tavsiye ederim. Ben beğendim sizlerin de beğeneceğinizi düşünüyorum.
Yakın geleceği konu alan en iyi bir bilim kurgu kitaplarından biri. Kitap 2017'nin en iyi bilimkurgu romanı olarak seçilmiştir. Andy WEİR gerçekten bilimkurgu roman yazmada başarılı bir yazarımız. Marslı kitabında olduğu gibi bu kitapta da gerçek ile hayal gücünü ilmek ilmek işlemiş. Bilime, uzaya, fiziğe ilginiz varsa anlatılan her şeyin gerçekmiş gibi algılamanıza sebep oluyor. Bu da kitabın vazgeçilmez olduğunu kanıtlıyor. Ama açıkcacı yazar beni biraz hayal kırıklığına uğrattı Marslı kitabındaki gibi olay şemasını bu kitapda hissedemedim. Açıkcası yazarın iki kitabını karşılaştırmak gerekirse bana göre açık ara fark ile Marslı'yı daha çok beğendim. Yine yazarın ellerine sağlık okumaya değer bir eser.
Andy Weir, Marslı kitabıyla hayatımıza 2014 Goodreads'in en iyi bilim-kurgu kitabı seçilerek girmiş Amerikalı kurgu yazar biliyorsunuz. Bir ara herkesin elinde turuncu kapağıyla The
Normal bir yaşantısı ve hayalleri olan bir kızın sadece marsı korumak ve dünyaya gitmek istemesini ve para kazanmak için bazı suçlar işlemesini ve bu suçlardan kutulmasını ve ölümün döşeğini anlatan güzel bir kitap ay ve bilim kurgu kitapı okuyanlara kesinlikle tavsiye ederim
''Baş yapıtlarını ilk eserlerinde verenler yok olmaya mahkumdurlar.''
Bu sözü bir yerde okumuştum yoksa bana mı öyle geliyor, ünlü birinin sözü gibiydi galiba veya beş dakika da olsa ben ünlü olayım,
kitap öyle bir akıyor ki sanki oksijen tüpü takıyor gibiydim. kızın karakteriyse sanki beni alıp satırlara yapıştırmışlar. ay'da geçiyor ama bazı dertler yer çekimsiz değilmiş gibi ağır.. ne dram ne de komedi tam dozunda çok güzel