Kurttan Köpeğe, Nefretten Sevgiye
Puan vermedi·256 syf.··
2022 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2022 22:58
Bu kitabı Jack London'a başlangıç kitabı olarak seçtim ve çok bir beklentim yoktu. Ancak kitap beklentimin aksine beni oldukça tatmin etti. Öncelikle dili oldukça akıcı ve anlaşılırdı. Bir kurt kırmasının doğumundan itibaren tüm gelişim süreci, Vahşi doğa yaşamı, insanlarla kaynaşması bir kurttan köpeğe dönüşme süreci başarılı bir şekilde anlatılmıştı. Öyle ki kendimi Beyaz Diş'le birlikte dünyayı yeniden keşfediyormuş gibi hissettim. Ama kitap bir kurdun yaşam öyküsüyle sınırlı değil içerisinde hayata dair birçok konuyu barındırıyor. Dikkatimi çeken konulardan birisi kurt-köpek kavramlarıydı. Beyaz Diş hem kurt hem köpek genlerini taşıyor, bu başlarda benim için herhangi bir şey ifade etmese de iki cins arasındaki farkları kitap ilerledikçe farkediyorsunuz. Kurt doğası gereği oldukça vahşi, savaşçı ve özgürlükçü. Köpek ise nesilden nesile evcilleşmiş, barışçıl ve teslimiyet timsali. Biri boyun eğmez bir asi diğeriyse insanı efendi hatta kitabın ifadesiyle tanrı olarak görüyor. Beyaz Diş'in insana en çok benzeyen özelliği bu iki zıt geni içinde taşıyor olması. Çünkü insanda zıtlıkların birleşimidir; ruh ve beden, ateş ve su, iyi ve kötü hepsini içimizde barındırıyoruz. Beyaz diş zamanla kurt doğasının boyun eğmezliğini bir kenara bırakıp köpekleşme sürecini yaşıyor ve bence bu insanın ruhsal gelişim sürecini, kendi heva ve hevesinden ziyade bir öğretiye, bir dine, kurallara uyum sağlama, diz çökme ve boyun eğmesini temsil ediyor. Gelelim Beyaz Diş'in karakteristik özelliklerine; karakteri soyuna ve çevresine uygun bir şekilde gelişiyordu. Oldukça hırçın, sert, somurtkan ve dost canlısı olmaktan uzak, yalnızlığı seven bir yapısı var. Karakterinin böyle şekillenmesinde elbette Vahşi Doğa gibi acımasız koşullarda gözlerini açmış olması etkili, onu sembolize ediyordu, onun kişileşmiş haliydi. Doğanın 'zayıfı ez, güçlüye itaat et' yasasını uyguluyordu. Ancak Vahşi Doğa bir noktaya kadar etkili, onu bu kadar sertleştiren kamp hayatında diğer köpekler tarafından dışlanmaktı böylece kendi cinsinden nefret eder olmuştu, insan sahiplerinin gaddar oluşları ise onu herşeye karşı nefret duymaya itmişti. Kitabın 2/3lik bölümü bu nefret içerisinde geçiyor ve benim tek istediğim şey Beyaz Diş'in sevgiyle tanışmasıydı. Nihayet Scott karakteri kitaba dahil oluyor ve Beyaz Diş sevgiyle tanışıyor. Tabii ki onun sevgiyi tanıyıp adapte olmasının kolay olduğunu söyleyemeyiz, aksine o sevginin ne olduğunu bilmiyordu, iyileşmesi içinse zamana ihtiyacı vardı. Sevgiyle beraber çok yol almış olsa bile bu sevgiyi ifade etmekte zorluk çekmesi, mesafesini korumayı sonuna kadar sürdürmesi, yalnızlığı seviyor olması kaçınılmazdı. Eminim ki sevgiyle daha erken yaşlarda tanışmış olsaydı çok daha farklı olabilirdi. Beyaz Diş bu yönüyle de bana çok tanıdık geldi, etrafımız sevgisiz büyümüş, sevgisizlik ruhuna işlemiş insanlarla dolu ve sonrasında sevgiyle tanışsalar bile içlerinde hâlâ aşılamayan duvarlar olabiliyor ancak biz buna inat diyoruz ki: 'Dünyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak her şey'
Roman
Beyaz DişJack London · Can Yayınları · 202495,6bin okunma
·
116 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.