İkinci okuyuşumda yorum girmeye karar verdim... Bu seriyi okuyorsanız mafya kurgusu olduğunu biraz karanlık bir seri olduğunu bilerek okumanız gerekiyor. Yani hiçbir şey güllük gülistanlık değil. Bolca argo, küfür, kan, ölüm, cinsellik mevcut. Türünden dolayı bunlar beni rahatsız etmedi açıkçası. Tabii ki Nico'nun cinsiyetçi erk*k erk*k söylemlerinden onu duvardan duvara vurmak istemedim desem yalan olur. O aşağılayıcı tavırları olsun ben ne dersem o olur tripleri olsun insanın feminist tarafını çok dürtüyor okurken. Ama dediğim gibi "mafya" kurgusunda olduğu ve alan razı satan razı olduğu için bunu görmezden gelebildim. Benim kitapla ilgili derdim bu değildi çok şükür, ama bir derdim olduğu kesin. Ha bu arada mafyatik öğeler var ama kitap buram buram mayfa kitabı da değil, sadece bir olay oluyor desek yeridir. Nico lider ama sadece adı var gibi hissettirdi. Daha çok Nico ve Elena'nın çekiminin üzerine kurulmuş bir teması var.
Neyse gelelim karakterlerimize... Elena mafya dünyasına göre çok masum kalan bir karakter, hatta kitaptaki tek masum karakter denebilir bence. Tek bir hata yapıyor ve o hata insanların gözünde diğer her şeyin buhar olup uçmasına ve ailesi tarafından bile hor görülmesine sebep oluyor. Bir de hakkında saçma varsayımlar yapılan da bir lakabı var. Babası tarafından çok bastırılmış bir karakter, yani iç seslerini falan okuyunca ezik bir karakter değil diyorsunuz ama babasına da asla karşı gelmiyor ve işin ilginç yani Nico'nun da ona babası gibi davranması ya da ona itaat etmek hoşuna gidiyor. Biraz öğrenilmiş çaresizliği olan bir karakter olduğunu düşünüyorum açıkçası. Değiştiremeyeceği şeylere alışmış ve kabullenmiş, zamanla da Nico cephesinde bundan zevk alıyor. Elena'yı sevdim mi sevdim ama tabii onun da yaptığı bazı saçmalıklar yok değil ama detaya girersem spoiler olacağı için bahsetmiyorum. Nico'ya gelecek olursak ona düşen tayfadan değilim, ideal erkek karakterim değil, olamaz da çünkü höt zöt karakterlerden hoşlanmam ve itaatkar bir insan da asla değilimdir. Ama Elena'yla birbirlerine iyi uyum sağladılar ve güzel bir çift oldular. Yukarıda da dediğim gibi ağzına ıslak banyo terliğiyle vurmak istediğim çok an oldu. Onun dışında kitabın genel olarak en büyük sorunu çiftin arasındaki duyguyu okura geçirmesindeki zayıflıktı. Kitapta çiftin üzerinden cinsel çekimi iyi vermiş ama duygu yönünden bence eksik bırakmış bazı şeyleri. Hele o asla hiçbir şeyi konuşamamaları, sürekli kafalarında kurup gerçeklerin ortaya çıkmasının sona bırakılması bence olmamıştı. Gerçekleri daha erken ortaya çıkarıp duygular üzerinde daha fazla durabilirdi diye düşünüyorum ben. Kitapta yan karakter olarak Elena'nın annesi ve babaannesinin gelin-kaynana atışmalarını çok sevdim. Christian'ı okurken gözlerimden kalp çıkıyordu. Gianna biraz dik başlı, aykırı ve merak uyandıran bir karakterdi. Christian'la aralarındaki çekim birkaç sahneden bile hissediliyordu. Ve üzgünüm ama moda anlayışı gerçekten gözlerimi kanattı. Elena'nın abisi Tony sevsem mi sövsem mi bilemediğim bir karakterdi açıkçası, o yüzden ona nötr kaldım.
Kısacası eksikleri de olsa serinin ilk kitabını sevdim ve eğer yukarıda belirttiğim uyarılar sizi rahatsız etmiyorsa zevk alarak okuyabilirsiniz.