Taaaaa temmuzun 19’unda bitirdiğim kitabın yorumunu ancak bugün atabiliyorum. Bu yazımda ingilizce pdf’ini okuduğum The Love Hypothesis’den konuşacağım. Okuması kolay bir yazım dili olduğu ve çevirisine de güvenemediğim için ingilizce olarak okumaya karar verdim, ve hiç de pişman değilim. Gerçekten okuduğum en hızlı kitaplardan biri oldu. Ayrıca okurken çok da keyif aldığımı söylemeliyim! Buna sebep olan en önemli şeyler okuması kolay ve kafa yormanızı gerektirmeyen bir kitap oluşu. Sık sık sırıtarak yada kahkaha atarak okuduğumu hatırlıyorum. Konusu, STEM’de yüksek lisansının 3. senesinde olan Olive, en yakın arkadaşına artık eski sevgilisini unuttuğunu kanıtlamak için karşısına çıkan ilk kişiyi öper. Ve bu kişi de kibirliliği ve huysuzluğuyla bilinen Profesör Adam Carlsen çıkar. Her ne kadar ilk karşılaşmaları oldukça sıradışı olsa da, birbirlerine yardım etmek için her iki tarafın da çıkarına hizmet eden bir anlaşma yaparak sahte bir ilişkiye başlarlar. Sizin de tahmin edeceğiniz üzere, zamanla birbirlerine karşı hisler beslemeye başlıyorlar. Klişelerle dolu bir wattpad kitabı diyebilirim, her ne kadar zevk alarak okusam da. Kendinden ve başarılarından pek de emin olmayan bir kadın karakter, kibirli ve ulaşılmaz bir imaj çizen ama bunun için nedenleri olan bir erkek karakter, ve de yakın arkadaşlar. Karakterlerin düştüğü durumlar olsun yaşadıkları olaylar olsun hepsi çok alışıldıktı ama yinede her şeye rağmen bana kendisini 9 günde okuttu mu, evet. Çok cringe olduğum sahneleri bile yatakta tepinerek okudum mu, evet. O yüzden kötü bir kitap da diyemem. Sadece son kısımlar çok aceleye getirilmiş gibiydi. Asıl önemli olan olaylar, karakterler için dönüm noktası diyebileceğimiz şeyler derken çok çabuk geçiştirilmesi puan kırmama neden oldu. Yinede genel olarak okurken