·261 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Ağustos 2022 10:45 2. Dünya savaşını görmüş geçirmiş yazarımız ''Golding'', insanın saf iyi ve saf kötülük duygularının ortaya serpilmiş karışık çerez gibi olduğunu söylüyor. Mine Urgan'ın sonsözde söylediği gibi çocuklar, ergenler ve yetişkinler; kimse saf iyi ya da kötü değildir.
Adaya düşen çocuklar ilk geldiklerinde masumane düşünceler içindeydiler ve okur hemen şey düşündü: ''Melek işte... biz olsak adayı ele geçirir katlederiz''
*o sırada çocuklar adanın anasını beller*
Demek ki neymiş kişiliği belirleyen milyonlarca etmen varmış ve bir çocuğun davranışlarında doğru olmayan şeyler görüyorsanız hemencecik ana babasına çevresine bakıverin derim.
Domuzcuk, aydın ama alt kesimden geldiği belli olan şivesiyle sürekli alay konusu olan, tek amacı buradan kurtulmak olan tombik bi kardeşimiz. Doğru söyleyeni dokuz adadan kovarlar ya, hah işte bu ''kemikleri kalın'' arkadaşımızı da kimse ciddiye almıyor üstüne mizah konusu oluyor
onuru zedeler alaya vurulan her doğru
diğerlerini tanıtmıcam sadece domuzcuğu seviyordum.. haa bi de simon var.
Simon, kitabı okurken kafamı allak bullak eden, hatta bi süre sonra adadaki çocuklar gibi benim de : Ulan deli bu herhalde.'' dediğim eleman. Ama rahmetli mine hocamın sonsözü ile daha da pekiştirdim, değilmişş.. Golding, Simon karakterini Hz. İsa'dan ilham almış. Simon, herkes havuzda yüzerken ralph'a barınak kurmasında yardım etti. Domuzcuk alay konusu olduğu sırada ona etinden bir parça verdi. Ama en önemlisi canavara inanmayan tek çocuktu ve bu, ona gerçeği keşfetmesinde yardım etti. Daha da fazla söylemicem spoiler olur.
Çok fazla anlatılacak şey var ama bi zahmet gidin okuyun her şeyi de anlatıcak değiliz yani. Allasmarladık !!! Tschüss