İlk filmi izlediğim için biraz tedirgindim. Kitap beklentimi karşılamaz diye korkuyordum ama yanılmışım. Kesinlikle çok güzeldi. Filme göre daha çok detay vardı tabii. Mesela bazı sahneler direkt hiç ekrana aktarılmamışken, bazı yerlerde ise küçük küçük detaylar. O yüzden ben ilk filmi izlemenizi öneririm çünkü film gerçekten kötü değil. Genellikle uyarlama filmler tuhaf hissettirir ama Senden Önce Ben öyle değildi.
Bu kurguya romantizm diyemeyiz. Çünkü aşktan daha da öte. Dram da işin içine girince mükemmel oluyor zaten. Filmin de, kitabın da sonunda boğazım düğümlendi yani yok böyle bir şey ya... Ama böyle bir kurguya da böyle bir son yakışırdı gerçekten. Tam olması gerektiği gibi bir sondu. İlk izleyişinizde veya okuyuşunuzda değil belki ama ikinciden itibaren artık karakterlerin psikolojisine de girmeye başlıyorsunuz. Tek bir bakışından onlarca psikolojik yorum çıkarabilir, hayatı onun gözünden görmeye ve anlamaya başlıyorsunuz.
Konusunu zaten biliyorsunuzdur ama ben bahsedeyim yine de. Lou, neşeli, konuşkan bir kadın ve bir kafede çalışıp ailesini geçindiriyor. Kalabalık da bir ailesi var ama aile ortamları problematik değiller. Çalıştığı kafeden işten çıkarılınca yeni bir iş arıyor ve bambaşka denemelerin sonucu bir hasta bakıcılığına başlıyor. Will, yıllar önce geçirdiği bir motor kazası yüzünden göğsünden aşağısını kullanamıyor, kollarına ise çok az hakim. Hikaye bu şekilde başlıyor. Dediğim gibi, bu bir romantizm sayılmaz bence. Ama yine de çok güzel. Gerçekten çok güzel... Benim için her zaman farklı olacak kitaplardan biri oldu. Ama dürüst olmak gerekirse Senden Sonra Ben ve Sonsuza Dek Sen'i şimdilik okumayı düşünmüyorum çünkü eğer yazar yazmak için yazıp uzattıysa, kitaptan soğumak istemiyorum.